Genel

Deepfake canlılık testini de geçti !

İnsanları en gerçekçi şekilde taklit edebilen yapay zekayla geliştirilen deepfake ses ve görüntülerinin ne kadar tehlikeli olabileceğini geçtiğimiz yıllarda anlatmıştık. Bu sahte, daha doğrusu sentetik ve kurgusal kayıtlar özellikle de siyasetçiler gibi kitleler üzerinde büyük etkileri olan isimleri hiç söylemediği şeyleri söyletip yapmadığı hareketleri yaptırarak spekülasyona, en kötüsü uluslararası sorunlara neden olabilir.

En son deepfake mağdurları, geçtiğimiz son birkaç ayda Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, dünyanın en zengin insanı Elon Musk ve oyuncu Margot Robbie olmuştu. Zelenski sahte videoda Ukraynalı askerlere “Teslim olun” çağrısında bulunurken; Musk, sahte görüntülerde kripto para yatırımcılarına seslenerek günlük yüze 30 kar edecekleri sözünde bulunuyordu. Robbie’nin kendisine ait olmayan görüntüleriyse TikTok’da milyonlarca kişi tarafından beğenildi. İzleyenlerden pek çoğu Zelenski, Musk ve Robbie’nin bu görüntülerinin sahte olduğunu anlamadı bile.

Siber güvenlik uzmanları şimdiye kadar ünlüler ve bazı dünya liderlerinin hedef alındığı bu teknolojinin yaygınlaşarak kurumları da hedef alabileceğini ve gerçek zamanlı veya gerçek zamanlı olmayan saldırılarla ortalığı karıştırabileceği uyarısında bulunuyor. Sahte ses-görüntü kayıtlarından oluşan bilişim riski, başta e-mail yoluyla olmak üzere kurumların var olmayan ödemeleri yapmasına veya kurum için hassas bilgilerin ele geçirilmesine neden olabilir. İngiltere merkezli bir şirketin CEO’sunun 2019’da sentetik bir ses kaydına kanarak 243 bin dolar ödeme yaptığını hatırlatmak gerek.

MÜŞTERİYİ TANIYAMADI

Tehlikeler bunlarla sınırlı değil. Bankacılıkta Know Your Customer (Müşterini Tanı) olarak bilinen ve kurumla ilk kez etkileşime geçen kişilerin kimliliğinin biyometrik yöntemlerle doğrulanmasını sağlayan “canlılık testi” de deepfake kurbanı oldu. Deepfake görüntü mali suç ve kara para aklamayı önlemek için kullanılan bu testi kandırmayı başardı. Sensity isimli yapay zeka güvenlik firması, 10 kişinin kimlik kartı üzerindeki resmi kopyalayarak bu resmi GAN ile geliştirilen videolarda kullandı. On sahte kişiden 9’u güvenliği geçti. Üstelik canlılık testinde istenen kameraya bakması, kafanın sağa sola çevrilmesi ve gülümsemesi gibi “temel” doğrulama kriterlerini de atladı.

İşte tüm bu nedenlerden Google geçtiğimiz haftalarda insanların deepfake geliştirmek için kullandığı ücretsiz DeepFaceLab uygulamasını, yapay zeka araştırmacıları için açılan Google Colaboratory Python bazlı kodlama ve geliştirme laboratuvarından kaldırdı. 

Deepfake’in yol açabileceği tehlikelerin boyutu, Avrupa Birliği’nin (AB) de gündeminde. AB’nin özellikle de sosyal medya platformlarında milyarlarca insana ulaşabilecek deepfake’leri tespit edip engellemeleri için yüklü miktarda para cezaları kesmeye hazırlanıyor. 

Deepfake mayıs ayında Hollanda’da 2003’te işlenen ve hala çözülemeyen Sedar Soares cinayetini çözmek için kullanıldı. Böylece deepfake dünyada ilk kez, güvenlik güçleri tarafından ve bu kez iyi bir amaç için kullanılmış oldu. 



Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close