Genel

Yapay zekanın tablosu açık artırmada

art-tech

Yapay zeka teknolojisinin insanın yeteneklerini taklit edebildiğini pek çok örnekle gördük. Bundan bir yıl önce sanat dünyası, yapay zekanın duyguları olmadığını, bu nedenle bir sanatçının duygu dünyasını yansıtamayacağını ve sanatçının sahip olduğu ilhamın eserlerin ortaya çıkmasında en önemli unsuru oluşturduğunu tartışıyordu. Diğer yandansa makine öğrenmesi uzmanlarının “farklı yöntemler” deneyerek algoritmalara resim yapmasını öğretmeye devam ettiğini biliyoruz. İşte bu gelişme, dünyanın sanat eserleri konusunda en uzman kuruluşlarından biri olan müzayede evi Christie’s’in de ilgisini çekmiş durumda. Yanlış duyduğunuzu sanmayın: Christie’s ekim ayında New York’ta düzenlenecek bir müzayedede ilk kez yapay zekanın yaptığı bir “sanat eserini” açık artırmada satışı çıkaracak.
Yapay zekanın eserinin ismi, “Edmond De Belamy.” İlhamla değil ama matematik denklemleriyle ortaya çıkarılan bu eserin “dolaylı olarak” yaratıcısı üç genç. Hugo Caselles-Dupré, Pierre Fautrel ve Gauthier Vernier geçen yıl kurdukları Obvious isimli oluşumla “Çekişmeli Üretici Ağlar” (GAN) yöntemini kullanarak eğittikleri algoritmanın De Belamy’yi ortaya çıkarmasını sağlamış. Fautrel, “Algoritmaya 14-20’inci yüzyıllarda yapılmış olan 15 bin portre örneğini verdik ve bu portrelerin nasıl çizildiğine ilişkin kuralları öğrenmesini sağladık. Ardından kendisi benzeri bir resim ortaya çıkardı” diyerek projeyi nasıl gerçekleştirdiklerini anlattı. Ancak Edmond De Belamy yalnız değil, bir ailesi de var. Fautrel, algoritmanın toplam 11 portre çizdiğini ve bunların hepsinin De Belamy ailesinin bireyleri olduğunu belirtiyor.

KİM SATIN ALACAK?

Hepsi makine öğrenmesi konusunda doktora yapan Obvious üyelerinin amacı, resim yapmanın yapay zekanın yaratıcı olduğunu göstermenin en iyi yollarından biri olduğunu göstermekmiş. Bunda başarılı olduklarını ve Christie’s’i bile ikna ettiklerini söyleyebiliriz. Ancak yine de yapay zekanın sanatçıya karşı bir tehdit olarak görülmemesi gerektiğini savunuyorlar.
Christie’s Uluslararası Baskı ve Muhtelif Eserler Bölümü Başkanı Richard Lloyd ise ekim ayındaki bu tarihi müzayedenin yeni bir tartışmayı da doğuracağının işaretlerini veriyor. Lloyd, “Herkesin sanattan anladığı şey farklı. Ben eseri bir insanın yapmasını çok önemli bulurdum. Ancak diğer yandan sanatı ‘insanın gözüne güzel gelen bir şey’ olarak da tanımlamak mümkün. Eğer insanlar o şeyden duygusal olarak etkileniyor ve ilham alıyorsa, o şeyin sanat eseri olduğunu söyleyebiliriz” diyor.
Herkesin bu tablonun ne kadara satılacağını merak ettiğini biliyorum. Edmond De Belamy 7-10 bin euro fiyat etiketiyle sanatseverlerin karşısına çıkacak. Fiyatı en çok artıran, “dünyanın açık artırmada satılan ilk yapay zeka tablosunun” sahibi olacak.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Ayrıca Bakınız

Close
Close
Close