Genel

Uluslararası alışveriş uygulaması Wish, yerli platformla işbirliğinde

Ülkemizde 7’den 70’e uzanan e-ticaret potansiyeli uluslararası markaların ve yerli girişimcilerin bu pazara daha çok yatırım yapmasına neden oldu. Hatta bazı uluslararası markalar bazı yapay zekalı platformlarla işbirliğine giderek, sınır ötesi ticaretin kurumlar ötesinde bireylere kadar inmesini sağladı. Bu işbirliklerine örneklerden biri, ABD merkezli Wish isimli alışveriş uygulamasının Türkiye’deki e-ticaret altyapısı sağlayıcısı T-Soft ile çözüm ortaklığı.

Sensor Towers tarafından yapılan araştırmaya göre, son üç yıldır dünyanın en çok indirilen alışveriş uygulaması olarak gösterilen Wish, T-Soft’un bünyesindeki Tekrom’un entegrasyon platformu ConnectProf’u kullanıyor. Wish’in Türkiye Ülke Hesap Yöneticisi Damla Kaçar, “Wish kurulduğu 2010 yılından bu yana bir mobil alışveriş uygulamasıdır. Görsel akışa sahip keşif yapısı ile diğer platformlardan ayrıldığını söyleyebiliriz. Çoğu online pazar yerinin aksine, Wish’deki satışların yüzde 70’inden fazlası arama sorgusu içermemektedir. Bunun nedeni, kişiye özel görsel akışının özelleştirilmesi için müşteri ve ürün verilerini kullanan benzersiz algoritmamızdır. Müşteriler arama yapmadığında bile, ürünler satın alma olasılığı en yüksek olan kişilere gösterilmektedir. Bu yapısı ile satıcılar ürünlerini sisteme yüklemelerini takiben kısa sürelerde satış yapabiliyor. Satıcılara atanmış özel hesap yöneticisi ile satışa başlama ve devamında panele oldukça hızlı adapte olabiliyor. Özel bir komisyon oranı ve başka ayrıcalıklara sahip olarak mağaza açabiliyorlar. Mesela Wish’in gelir payı genellikle yüzde 15’tir. Ancak, Türk satıcılar için ilk 3 aya özel gelir payını yüzde 5 olarak tanımlıyoruz” sözleriyle Türkiye’de nasıl faaliyette bulunduklarını anlatıyor.

RİSKİ MİNİMİZE EDİYOR

Wish’in Türkiye Ülke Hesap Yöneticisi Damla Kaçar

Damla Kaçar, Wish kullanıcılarının 34 yaş ortalamasında olduğunu, uygulamayı kadınların yüzde 60’a 40 oranla daha çok kadınların kullandığını belirterek, “Dünyanın her kıtasından ve ülkesinden müşterimiz bulunuyor. Ürün gamımız oldukça geniş, 150 milyon aktif ürünümüz var. Satıcılarımız 100’ün üzerinde ülkeye tek bir liste ve mağazadan satış yapabiliyor. Platformda 500 binden fazla kayıtlı satıcımız var ve günde 1,8 milyon adet ürün satılıyor” diyor.

Damla Kaçar, sınır ötesi ticaret ve ülkemizdeki potansiyelin de giderek artacağına dikkat çekerek, “Sınır ötesi ticaret geleneksel ticarete göre daha fazla kişinin, daha kolay yapmaya başlayabileceği bir ticaret şekli. Çok büyük yatırımlar yapmadan, büyük riskler almadan, bir kişi online pazaryeri üzerinden Türkiye dışına ürün satmayı deneyebilir ve sınır ötesi ticaret yapmayı başarabilir. Yeter ki konsantre olmuş olsun. Ülkemizde ve insanımızda ciddi bir potansiyel var. Wish, bu potansiyeli gören ve ülkemizde adım atmaya başlayan yabancı online pazaryerlerinden biri. Sınır ötesi ticaretin önündeki birtakım durumların iyileştirilmesi için atılan adımlar devam eder ve hızlıca sonuçlanırsa Türk üreticilerimiz, Türk satıcılarımızın sınır ötesi ticarette çok daha hızlı bir sıçrayış yapacağını düşünüyorum” şeklinde konuşuyor.

Kaçar, satıcıların ürünlerini tek tek veya toplu ve otomatik olarak yükleyebildiklerini hatırlatarak, bu ürünlerin otomasyon sistemi yardımıyla platformda yerini aldığını ifade ederek, bu noktada ConnectProf uygulamasından yararlandıklarını söylüyor. Kaçar, “Global tarafta ürün entegrasyon hizmeti veren birçok çözüm ortağımız bulunuyor.  ConnectProf da bu alanda Türkiye’deki çözüm ortağımız. Türk satıcılarımızın ürün aktarımını ve stok takibini kolaylaştıran ConnectProf, ürünlerini otomatik bir şekilde yüklemek ve yönetmek isteyen tüm satıcılarımız için kullanıma hazır durumda” diyor.

SÜRECİ KOLAYLAŞTIRIYOR

Wish’in Türkiye’deki çözüm ortağı ConnectProf’un satış müdürü Taner Kayman

Wish’in Türkiye’deki çözüm ortağı ConnectProf’un satış müdürü Taner Kayman ise yurtiçinde veya yurtdışında elektronik pazaryerleri üzerinden satış yapmak isteyen kullanıcılar için çözümler sunan bir pazaryeri entegrasyon çözümü sunduklarını belirterek, “ConnectProf tarafından sunulan entegrasyon çözümleri ile kullanıcılar, ürünlerini ve ürünlerine ait detayları, stok ve fiyat değişimi gibi bilgileri gerçek zamanlı olarak pazaryerlerine iletiyor. Tamamen otomatik gerçekleşen süreç sayesinde kullanıcılar, sattıkları ürün ile ilgili bilgileri otomatik olarak güncelleme imkanına kavuşuyor. ConnectProf, API teknolojisi sayesinde, işletmelerin web sitelerinden veya ERP sistemlerinden aldığı ürün verilerini tüm pazaryerlerine aynı anda aktarabiliyor.  Benzer şekilde pazaryerlerinden gelen siparişler de ConnecProf ekranında aynı anda yönetilerek, tek ekran üzerinden siparişlerin ve faturaların düzenlenmesini sağlıyor. ConnectProf ile ilk bir yıl ücretsiz sunduğumuz Jetofis Muhasebe programımızla, siparişler üzerinden rahatlıkla e-arşiv faturası veya e-fatura düzenleyebiliyor. Kullanıcıların ayrıca bir program almasına gerek kalmıyor. ConnectProf, sunduğu pazarlama araçları ile sosyal medyada ve internette ürünlerin görüntülemesini artırabilecek çözümlere de sahip” diye konuşuyor.

 Türkiye pazarına da agresif hedeflerle giriş yapan Wish online alışveriş platformunun ilk entegrasyon çalışmasını ConnectProf üzerinden gerçekleştirdiği için gurur duyduklarını belirten Kayman, “Bu işbirliği ile portföyümüzde bulunan 2500’den fazla e-ticaret kullanıcısını Wish online alışveriş platformu üzerinden e-ihracat ile tanıştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda T-soft e-ticaret yazılımımızı veya farklı e-ticaret altyapılarını kullanan işletmelerden, ConnectProf çözümleri sayesinde veri çekerek Wish pazaryerine aktaracağız. İşbirliği kapsamında, bizi tercih eden işletmelere 3 ay ücretsiz Wish entegrasyonu sağlıyoruz” şeklinde konuşuyor.

TÜRKİYE VE DÜNYANIN LİDERLERİYLE ÇALIŞIYOR

Türkiye’nin en büyük online pazaryerleri platformlarıyla çalışan ConnectProf’un satış müdürü Taner Kayman, “GittiGidiyor, Hepsiburada, Trendyol, n11 gibi Türkiye’nin en büyük ve en bilinen tüm pazaryerlerinin yanısıra, sektöründe uzmanlaşmış flo, gördümaldim, çiçeksepeti gibi birçok pazaryeri ile de entegrasyonumuz bulunuyor. Yurtdışı pazaryerlerinde de aliexpress, etsy ve Amazon Avrupa platformlarında satış yapmaktayız” diyor.

YERLİ GİRİŞİMLER ULUSLARARASI MARKALARLA ANLAŞMALI

ConnectProf Satış Müdürü Taner Kayman, küresel salgının da etkisiyle, 2020 yılında büyüyen bir dijital dönüşüm ve e-ticarette de yukarı doğru ivmelenmeler gördüklerini, bu etkinin bu yıl da devam edeceğini öngördüklerini belirterek, “Küresel sınır ötesi e-ticaret hacmi, 2019’da 790 milyar doları geçmişti. 2026’da bu oranın 4,8 trilyon dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Küresel salgın ile birlikte yeni normalimiz e- ticaret veya mikro ihracat olarak da isimlendiriliyor. Bu noktada yurtdışı satışların artması ile birlikte, kişisel girişimcilerin sayısının da katlanarak artacağını tahmin etmek pek de zor değil. Günümüzde girişimcilerin ihtiyaç duyacağı tek şey, Wish gibi uluslararası bir pazaryeri ile anlaşıp, kargo şirketi seçimi yapmak. Eskiden lojistik sorun olarak görünüyordu, artık birkaç gün içinde Avrupa’ya gönderinizi ulaştırabilen bir altyapı mevcut. Ülkemizin e-ihracat hacminin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 1’in altında, 2023 yılına kadar bu oranın yüzde 5 seviyelerine çıkması öngörülüyor. 5 kat büyümesi öngörülen e-ihracat hizmetlerinden pay almak isteyen, ürünlerini dünyada pazarlamak isteyenlerin en büyük yardımcıları T-soft e-ticaret ve ConnectProf pazaryeri entegrasyon çözümleri olacak. Döviz ile satış yaparak işletmelerimizin kazanmasını ve dolaylı olarak ülkemizin yabancı para girişi sağlamayı arzu ediyoruz” diyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Ayrıca Bakınız

Close
Close
Close