Genel

OpenAI’dan çocukları yapay zekaya karşı korumak için plan

OpenAI, çevrimiçi çocuk güvenliğine yönelik artan endişelere yanıt olarak, yapay zeka patlaması döneminde ABD’de çocukların korunmasını güçlendirmeye yönelik bir yol haritası açıkladı. Salı günü yayımlanan “Child Safety Blueprint” (Çocuk Güvenliği Planı), yapay zeka destekli çocuk istismarı vakalarının daha hızlı tespiti, daha iyi raporlanması ve daha etkin soruşturulmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.

Planın genel hedefi, yapay zekadaki gelişmelerle bağlantılı olarak artan çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarındaki endişe verici yükselişi durdurmak. Internet Watch Foundation verilerine göre, 2025’in ilk yarısında yapay zeka ile üretilmiş çocuk istismarı içeriklerine ilişkin 8 binden fazla rapor tespit edildi. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 14’lük bir artış anlamına geliyor. Bu vakalar arasında, suçluların finansal şantaj amacıyla sahte müstehcen çocuk görselleri üretmek için yapay zeka kullanması ve çocukları kandırmak (grooming) için ikna edici mesajlar oluşturması da yer alıyor.

OpenAI’nin bu adımı, özellikle genç bireylerin yapay zeka sohbet botlarıyla etkileşimlerinin ardından intihar ettiği iddia edilen vakalar sonrası, politika yapıcılar, eğitimciler ve çocuk güvenliği savunucularının artan baskısı altında geldi.

Geçtiğimiz Kasım ayında, Social Media Victims Law Center ve Tech Justice Law Project, Kaliforniya eyalet mahkemelerinde yedi dava açarak OpenAI’nin GPT-4o modelini hazır olmadan piyasaya sürdüğünü iddia etti. Davalarda, ürünün psikolojik olarak manipülatif doğasının, hatalı intihar ve yardımlı intihar vakalarına katkıda bulunduğu öne sürülüyor. Uzun süreli chatbot etkileşimlerinin ardından intihar eden dört kişi ve ağır, hayati risk taşıyan sanrılar yaşayan üç kişi örnek olarak gösteriliyor.

Bu plan, National Center for Missing and Exploited Children ve Attorney General Alliance iş birliğiyle; ayrıca Kuzey Carolina Başsavcısı Jeff Jackson ve Utah Başsavcısı Derek Brown’un geri bildirimleriyle geliştirildi.

Şirkete göre plan üç temel alana odaklanıyor: Yapay zeka ile üretilmiş istismar içeriklerini kapsayacak şekilde mevzuatın güncellenmesi, kolluk kuvvetlerine raporlama mekanizmalarının iyileştirilmesi, önleyici güvenlik önlemlerinin doğrudan yapay zeka sistemlerine entegre edilmesi. Bu sayede OpenAI, potansiyel tehditleri daha erken tespit etmeyi ve kritik bilgilerin hızlı şekilde soruşturmacılara ulaşmasını sağlamayı hedefliyor. Yeni çocuk güvenliği planı, OpenAI’nin önceki girişimlerinin üzerine inşa ediliyor. Bu girişimler arasında, 18 yaş altı kullanıcılarla etkileşimlere yönelik güncellenmiş kurallar da bulunuyor. Bu kurallar; uygunsuz içerik üretimini yasaklıyor, kendine zarar verme davranışlarını teşvik etmeyi engelliyor ve gençlerin tehlikeli davranışlarını ebeveynlerinden gizlemelerine yardımcı olabilecek tavsiyelerden kaçınılmasını içeriyor. Şirket ayrıca kısa süre önce Hindistan’daki gençler için ayrı bir güvenlik planı da yayımlamıştı.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close