Genel

800 milyon kişi 2030’a kadar iş kaybedecek. Hangi mesleklerin sonu geliyor?


Özel sektöre ilişkin araştırmalar yapan düşünce kuruluşu McKinsey Global Institute, 2030 yılına kadar dünya çapında 800 milyona yakın kişinin yerini robotik otomasyonun alacağını duyurdu. Tam 46 ülkede 800 iş kolu üzerinde yaptığıaraştırmanın sonucunu geçen hafta açıklayan kuruluş, küresel işgücünün beşte birinin otomasyondan olumsuz etkileneceğini gösterdi.
En çok iş kaybının üçte birinin Almanya, ABD gibi zengin ülkeler olduğunu belirtilirken, sadece ABD’de 39-73 milyon kişinin işinden olacağı öngörülüyor.  McKinsey’in tavsiyesi şu: “2030 yılına kadar 75-375 milyon arası çalışanın mesleklerini değiştirmesi, yeni beceriler öğrenmesi gerekiyor.”
En çok iş kaybedecek “üretim gücünün” makine operatörleriyle gıda sektörü işçileri olacağınıbildiriyor. İşin sevindirici tarafıysa bu çalışanların yaklaşık 20 milyon kadarının kolaylıkla diğer sektörlere nakledilebileceği belirtiliyor.
Zengin olmayan ülkelerinse otomasyona fazla yatırım yapamadığı için bu ekonomik değişimden etkilenmemesi bekleniyor. Bu ülkelere bir örnek olarak Hindistan gösterilmiş. Hindistan’da işlerin sadece yüzde 9’u makinelere bırakılacak. Otomasyonun ülkeler üzerindeki etkisi dört etkene bağlı: gelir seviyesi, ücret oranları, demografi ve endüstri yapılandırması.
Raporda, Türkiye’yi belirten bir rakamsa ortaya konulmamış.

HANGİ MESLEKLER ETKİLENECEK?
McKinsey, küresel anlamda en çok etkilenecek meslekleri ise şöyle açıklamış: mortgage komisyoncuları, hukukçulara yardımcı iş alanları, muhasebeciler, back-office çalışanları (doğrudan satış veya ticaret yapmayan, ofisin diğer işleriyle meşgul olan çalışanları) . Öte yandan otomasyondan en az zarar görecek mesleklerse, doktorlar, hukukçular, öğretmenler, barmenler olarak belirtilmiş. Gelir düzeyi düşük spesifik bazı işler de otomasyondan az zarar görecek. Bunlar arasında bahçıvanlar, tesisatçılar, bakımevi çalışanları gösterilmiş.
McKinsey’in altını çizdiği önemli bir nokta var. Dünya önümüzdeki 15 yıl içinde tıpkı 1900’lü yıllarda tarımcılıktan endüstriyel hayata geçişin yaşandığıbir süreç yaşamasıbekleniyor.
Sevindirici taraf ise, teknolojiye bağlı yeni iş kollarının doğacak olması. Uzmanlar, bu süreciyse 1980’lerde bilgisayarın hayatımıza girmesine benzetmiş. Bu yıllarda nasıl teknoloji destek iş gücü ve online iş geliştirme gibi alanlarda yeni iş tanımları yapıldıysa, hayatın daha dijital hale gelmesi yeni iş kollarının doğmasına neden olacak.
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close