Genel
ABD’de yapay zeka nedeniyle işten çıkarmalar 5 ayda yeni bir rekor kırdı

Mayıs sonu itibarıyla yapay zeka nedeniyle işini kaybedenlerin sayısı 87 bin 714’e yükselirken, yeni araştırmalar hem iyimser hem de karamsar tablolar çizdi.
Teknoloji sektöründe yılın ilk beş ayında açıklanan toplam işten çıkarmalar ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66 artışla 123 bin 653’e çıktı.
Bu istihdam verilerin kamuoyuna açıklanmasının hemen ardından, yapay zeka teknolojisini geliştiren şirketlerden dikkat çekici bir adım geldi.
Eski ABD Ticaret Bakanı Gina Raimondo ile eski Indiana Valisi Eric Holcomb öncülüğünde 25 Haziran’da RAISE US adlı kar amacı gütmeyen kuruluş hayata geçirildi. Amazon, Anthropic, Microsoft ve OpenAI Vakfı’nın desteklediği girişim, yapay zeka nedeniyle işini kaybeden çalışanların yeni beceriler kazanarak yeniden istihdama katılmasını amaçlıyor.
Toplam 1 milyar dolarlık hedefle yola çıkan kuruluş, şimdiden 500 milyon doların üzerinde finansman sağlamış durumda. İlk pilot programlar Arkansas, Connecticut, Maryland ve Utah eyaletlerinde başlatıldı. Programların başarısı ise katılımcı sayısıyla değil; eğitim alan kişilerin işe yerleşme ve bu işlerde kalıcı olma oranlarıyla değerlendirilecek. Anthropic raporuysa farklı bir tablo ortaya koymuştu. Anthropic’in Haziran ayında yayımladığı Economic Index raporu, yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Yaklaşık 9 bin 700 aktif Claude kullanıcısıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 35’inden fazlası, önümüzdeki 12 ay içinde işlerinin büyük bölümünün yapay zeka tarafından yapılacağını düşünüyor. Ankete katılanların yaklaşık yarısı ise mevcut iş yüklerinin en az yarısını şimdiden yapay zekaya devrettiklerini belirtti.
Raporda ayrıca, yapay zekayı en yoğun kullanan çalışanların kariyerlerine ilişkin en iyimser grup olduğu vurgulandı. Ancak uzmanlar, araştırmanın yalnızca yapay zekayı aktif olarak kullanan kişilerle yapıldığına dikkat çekerek, teknoloji nedeniyle işini kaybeden veya iş gücü piyasasının dışında kalan çalışanların deneyimlerini yansıtmadığı uyarısında bulundu.
RAISE US danışma kurulunda yer alan MIT ekonomisti David Autor, ABD’nin daha önce yaşadığı istihdam şoklarının yalnızca “yeniden eğitim” programlarıyla çözülemediğini hatırlattı.
Benzer şekilde Brookings Enstitüsü’nün analizleri de son 60 yılda uygulanan federal iş gücü eğitim programlarının katılımcıların istihdam oranları veya gelirleri üzerinde anlamlı ve kalıcı bir etki yaratamadığını ortaya koyuyor.
Bu nedenle, RAISE US girişiminin geçmişteki başarısız örneklerden farklı bir sonuç üretip üretemeyeceği, pilot uygulamalardan elde edilecek verilerle netleşecek.
“Kısa vadede iş gücü piyasası değişmez”
Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Türk ekonomist Daron Acemoğlu, yapay zekaya ilişkin iyimser beklentilere karşı dikkat çeken uyarılarda bulundu. Yeni kitabının tanıtımı nedeniyle röportaj veren Acemoğlu, Wall Street’in yapay zekanın ekonomiye etkisine ilişkin yaptığı tahminlerin gerçekçi olmadığını savunurken, asıl tehlikenin teknolojinin kendisinden çok, büyük teknoloji şirketlerinin giderek artan gücü olduğunu söyledi.
Acemoğlu’na göre, yapay zeka önümüzdeki yıllarda üretkenliği artıracak olsa da, bu etkinin piyasalarda dile getirildiği kadar büyük olması beklenmemeli. MIT’li ekonomist, yaptığı hesaplamalara göre yapay zekanın gelecek on yılda toplam faktör verimliliğine katkısının yaklaşık yüzde 0,55 seviyesinde kalacağını öngörüyor. Acemoğlu’na göre otomasyonun önemli kazanımlar sağlayabileceği doğru olsa da, bunun sanıldığı kadar kolay gerçekleşmesi mümkün değil. Acemoğlu, ekonomik açıdan karlı biçimde tamamen otomatikleştirilebilecek işlerin oranının yalnızca yaklaşık yüzde 5 düzeyinde olduğunu belirtiyor. Bu nedenle yapay zekanın kısa vadede iş gücü piyasasını kökten değiştireceği yönündeki tahminleri fazla iyimser buluyor.
Korkular abartılıyor mu?
ABD’de yapılan yeni araştırma farklı bir tablo ortaya koydu. Bazı tahminlere göre önümüzdeki beş yıl içinde ABD’deki işlerin yüzde 15’i yapay zeka nedeniyle ortadan kalkabilir. Teknoloji şirketlerinin “yapay zeka yeni iş alanları da yaratacak” yönündeki açıklamaları ise özellikle mezun olmaya hazırlanan gençlerin kaygılarını gidermeye yetmiyor.
Ancak Ramp ile Revelio Labs’ın yayımladığı yeni bir araştırma, bu karamsar tabloya farklı bir bakış açısı getiriyor. Yaklaşık 22 bin şirketin yapay zeka harcamaları ile çalışan verilerini inceleyen araştırmaya göre, yapay zekaya en fazla yatırım yapan şirketler personel sayılarını azaltmak yerine artırıyor.
Araştırmada, çalışan başına ilk üç ayda aylık ortalama 30 dolar yapay zeka harcaması yapan “yüksek yoğunluklu kullanıcı” şirketlerin toplam çalışan sayısının yüzde 10,2 arttığı tespit edildi.
Çalışan sayısındaki artış yalnızca yazılım ekipleriyle sınırlı kalmadı. Mühendislik, satış, idari işler, müşteri hizmetleri, finans, pazarlama ve bilimsel araştırma gibi pek çok alanda istihdamın yükseldiği görüldü. En güçlü büyüme ise yazılım, internet, medya ve teknoloji odaklı şirketleri kapsayan bilgi teknolojileri sektöründe gerçekleşti.
Araştırmacılar ise sonuçların fazla iyimser yorumlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Çünkü analizde yer alan şirketlerin büyük bölümü zaten hızlı büyüyen, girişim sermayesi desteği alan ve teknolojiye yoğun yatırım yapan bilgi ekonomisi şirketlerinden oluşuyor. Bu nedenle istihdam artışının doğrudan yapay zekadan mı kaynaklandığı, yoksa zaten büyümekte olan şirketlerin aynı zamanda yapay zekaya yatırım yapmasından mı kaynaklandığını kesin olarak söylemek mümkün değil. Araştırmanın yazarları da bu noktaya dikkat çekerek, “Bu çalışma yapay zekanın her koşulda yeni istihdam yarattığını göstermiyor. Ancak yapay zekanın kaçınılmaz olarak geniş çaplı iş kayıplarına yol açacağı yönündeki iddialara da güçlü bir karşı argüman sunuyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
Ramp ve Revelio Labs araştırması, teknolojiye yoğun yatırım yapan şirketlerde giriş seviyesindeki çalışan sayısının yüzde12 arttığını gösteriyor. Bu bulgu, yapay zekanın her zaman çalışanların yerine geçen bir teknoloji olmadığını; bazı şirketlerde büyümeyi hızlandıran ve yeni işe alımları destekleyen bir araç olarak da kullanılabildiğini ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre özellikle yazılım ve teknoloji şirketlerinde yapay zeka; kod yazma, hata ayıklama, şirket içi araç geliştirme, teknik dokümantasyon hazırlama ve ürün geliştirme süreçlerini hızlandırıyor. Bu da üretim maliyetlerini düşürerek şirketlerin yalnızca mühendislik ekiplerini değil, tüm organizasyonlarını büyütmesini teşvik ediyor.



