Genel

BlindLook: Gözünüzü açan uygulama

Son birkaç yıldır en toplumlar üzerinde olumlu bir etkisi olan girişimleri daha sıklıkla görüyoruz. Bunda, 1,5 yılı tamamlandığımız pandemi sürecinin etkisinin de yüksek olduğunu söylemek mümkün. Toplumsal etki yaratan ve başarı kazanan girişimlere baktığımızda öne çıkan en önemli nokta, toplumsal bir sorunu iyi tespit etmeleri ve teknoloji aracığıla bu soruna çözüm bulmaları…

BlindLook işte bu tespiti doğru yapıp doğru ürünle çözüm getiren 2019 yılında kurulan bir girişim. Yaptığı iş, görme engellilerin pratik yaşamda karşılaştıkları temel fiziksel sorunlara sesli bir uygulamayla yardımcı olmak.

Kurucuları Sadriye Görece ve Cihat Ersin Aydın’ın hayatları bir noktada kesişerek böyle bir girişimle sonuçlanmış. Bu hikayeyi Aydın’dan dinleyelim: 

BlindLook kurucuları Cihat Ersin Aydın ve Sadriye Görece

“Sadriye liseyi Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın YES bursuyla Amerika’da tamamladı. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi’ne başladı. Erişilebilir oy sisteminin Türkiye’de uygulanmasından görme engellilerin ikili bisikletlerle spor yapmasına kadar birçok farklı projede yer aldı. Bense Safranbolu’da doğdum. Çocukluğum turistler, esnaf, halk arasında geçti. Marmara Üniversitesi’ni kazanıp İstanbul’a geldim. İlk şirketimi 18 yaşında kurdum. Etkinlik biletleme platformundan organik kedi köpek maması üretimine kadar birçok farklı girişim denemesinde bulundum. Sadriye’nin erişilebilirlik tarafındaki tutku ve birikimi, benim girişimcilik tarafındaki tutku ve deneyimleri birleşti ve BlindLook doğdu.”

Görme engellilerin bir restoranda menüyü okumaktan bir uygulama üzerinden alışveriş yapmaya, dijital bir ürünü kimseye ihtiyaç duymadan kullanabilmekten sabah traşını olup işe gitmeye pek çok pratik sorunla karşılaştığını belirten Cihat Ersin Aydın, “Görme engellileri sosyal hayatta ve dijital dünyada özgürleştirmek amacıyla, özgürlük teknolojileri geliştiriyoruz. Amacımız iletişimin yüzde 80 görme odaklı olduğu bu dünyada, görme engelliler için, teknolojinin desteğiyle yüzde 100 ses odaklı bir dünya yaratmak. EyeBrand ürünümüzle Görme Engelsiz Markalar, EyeMenu ürünümüzle Görme Engelsiz Restoranlar yaratmak için çalışıyoruz. Markalar görme engelsiz hale geldiğinde görme engellinin kullandığı telefondan kahve makinesine, bebek bezinden banka mobil uygulamasına kadar herşey engelsiz oluyor. Restoranların görme engelsiz olması önemli çünkü ülkemizde insanların yüzde 91’i dışarıda yemek yiyerek sosyalleşiyor. Biz yolculuğumuza Türkiye’de başladık ancak dünyadaki 285 milyon görme engellinin özgürlüğü için çalışıyoruz. Türkiye’den dünyaya açılan bir erişilebilirlik kapısı olma yolunda ilerliyoruz. Amerika ve İngiltere operasyonlarımızı başlattık” diyerek görme engellileri nasıl “özgürleştirdiklerini” anlatıyor.

 ENGELSİZ RESTORANLAR

Görme engellinin dünyasının ses odaklı olduğunu ve bu anlamda teknolojinin evinden çıkamayan görme engelliye bile hayata dahil olma fırsatı verdiğini ifade eden Aydın, “BlindLook sunulan ürün ve hizmetleri görme engelliler için  engelsiz kılmak için kendimize ait ses simülasyonu teknolojisini kullanıyor. Ayrıca görme engellinin teknolojik ürünleri erişilebilir şekilde kullanması için faydalandığı ekran okuyucu programlarla da entegre çalışıyoruz” diyor.

İki yıla pek çok paydaşlık sığdırdıklarını ve bu ilgiden dolayı çok mutlu olduklarını söyleyen BlindLook kurucularından Cihat Ersin Aydın, “EyeMenu hizmetimizle bini aşkın restoranı görme engelsiz hale getirdik. 20’yi aşkın kurumsal markayla partnerlik kurduk. Görme Engelsiz Markalar (EyeBrand) dünyamız her geçen gün daha da büyüyor. Globalde heyecanlı işbirlikleri kurduk. Açıklamak için artık gün sayıyoruz. Görme engelli müşterilerini keşfetmek ve onlara hak ettiği kaliteli hizmeti sunmak isteyen duyarlı markaları Görme Engelsiz Marka (EyeBrand) olmaya davet ediyoruz” sözleriyle çağrıda bulunuyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close