Genel

Bu çiftlikte insan yok, sadece robotlar çalışıyor

Agritech (teknolojik tarım) ve dikey tarım, taze sebzelerin iç mekanlarda geliştirilebildiğini ileri teknoloji kavramları. Bu teknolojilerin büyük bir çoğunluğu kapalı ortamlarda şimdilik yeşil sebzeleri yetiştirebiliyor. Bazıları toprak, bazıları topraksız veya karma yöntemlerle seralarda veya bir evin bodrum katında bile, LED ışıklarıyla metro-tarım yapmanıza olanak tanıyor. Öte yandan bu tarım yöntemleri metropollerde yaşayan insanları birer çiftçi haline getirebiliyor. İnsanlar kendi yiyeceğini balkonunda, evinde yetiştirip ürününü toplayabiliyor. Bu trend, özellikle de gıda güvenliğinin sorgulandığı son yıllarda daha da ilgi görüyor.
Üç yıldır otonom tarım çiftliği kurma projesi üzerinde kafa yoran eski Google çalışanı Brandon Alexander, kurucularından olduğu Iron Ox start-up’ında tamamen robotla çalışan bir çiftlik kurmuş. San Francisco merkezli Iron Ox’un çiftçisi, 450 kg ağırlığındaki Angus isimli robot. Angus, su tarımı yapılan bu çiftlikte marul, fesleğen, kişniş, frenk soğanı gibi yeşilleri yetiştiriyor. Angus, bitkilerin içinde bulunduğu büyük ve ağır kapları kaldırabiliyor. Hasatı da tek başına topluyor.

Brandon Alexander, Angus‘un yılda 26 bin bitki üretebildiğini, bunu 0,4 hektarlık tarım alanına eşit gelen bir iç mekanda gerçekleştirebildiğini söylüyor. Alexander, tam otonom çiftlik fikrine neden sıcak bakılması gerektiğini şöyle açıklıyor: “ABD’deki yeşilliklerin çoğunluğu Kaliforniya ve Arizona’da yetişiyor. Kış ayları ülkenin büyük kısmı soğuk olduğunda, yeşillikler 3 bin 200 km ötedeki bu iki eyaletten geliyor. Buna gerek yok. İç mekanlarda tarım yapılarak bu durumu tek bir merkezden çıkarabiliriz.” 
Iron Ox’un kuruluşundaki nedenler elbette ABD‘nin ülke olarak yüzölçümünün çok büyük olması gerçeğine dayalı. Dikey tarım start-up’larının ortak noktası, tarımsal ürünleri yetiştirme işini mekan bağımsız kılmak, gıda kalitesini artırmak ve kişilerin üretimlerini kendileri yapması. Öte yandan teknolojik tarımda robotların insanların yerini alması, eleştirilerin merkezinde yer alıyor. Tarımdan geçinen çiftçi ve işçilerin iş kaybedecek olması bir yana, ileri teknolojilerin tarım alanına uygulanmasını “insanın endüstrilerin daha çok kar etmesi uğruna doğadan koparılması” olarak yorumlayanların sayısı da küçümsenmeyecek kadar az.


Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close