Genel
COP31: Türkiye’den veri merkezlerinin enerji kullanımına ilişkin çağrı

Küresel Veri Merkezi Karşıtları’nın protesto eylemleri devam ederken, Türkiye Antalya’da düzenlenecek COP31’de yapay zeka-iklim hedefleri ve sorumlu yapay zeka uygulamaları konularını ilk kez gündeme getirecek.
Kasım ayında COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak Türkiye, teknoloji şirketlerinin iklim dostu yapay zeka teknolojilerini ve yenilenebilir enerjiyle çalışan veri merkezlerini benimsemeleri için çağrıda bulunacak.
COP31 Başkanı ve Türkiye’nin İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yapay zekanın yükselişinin beraberinde getirdiği endişelerin zirvede doğrudan ele alınacağını belirtti. Kurum, New York’ta 21 Eylül’de düzenlenen “COP31 Eylem Gündemi’nin Lansmanı Üst Düzey Etkinliği”nde yaptığı açıklamada, “Isınan bir dünya, altüst olmuş bir küresel enerji sistemi ve yapay zekanın yükselişine dair büyüyen endişeler; hepsi aksiyon gerektiriyor. COP31 bu anın hakkını verecek” diye konuşmuştu.
“Yapay zekanın artan enerji tüketimini açıkça konuşmalıyız; artık kuralları hükümetlerin koymaya başlaması gereken zamandır” diyen Bakan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şirketlerden, enerji kullanımları konusunda şeffaf olmalarını ve operasyonlarını temiz enerjiyle çalıştırmalarını bekliyoruz. Veri merkezlerinin ötesinde, 35-by-35 hedefimizle uyumlu olarak binalardan ulaştırmaya ve sanayiye kadar hayatımızın her alanındaki enerji tüketimini elektrifiye etmemiz gerekiyor. Ajandamızın arkasındaki ivme büyüyor ve COP31, dünyanın dikkatini ve enerjisini bu kritik önceliklere odaklamak için kritik bir eşik olacak.”
Böylece yapay zekanın enerji tüketimi ve bu tüketimle ilgili endişeler ilk kez bu kadar büyük bir zirvede ele alınacak. Bu bağlamda, Türkiye’nin üstleneceği COP başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre yeni “Yapay Zeka Üzerine Antalya Taahhüdü” BM’ye bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) ile iş birliği içinde geliştiriliyor ve taslak metin COP31 öncesinde paylaşılacak. İkinci bir girişim kapsamında ise sorumlu yapay zeka kullanımını uygulamada göstermeyi amaçlayan pilot projeler tanıtılacak. Türkiye, COP kapsamında teknoloji ve yapay zekaya ayrılmış özel bir gün düzenleneceğini ve otomobil ile ısı pompası alanlarında teknoloji geliştiricileri, sanayi ortakları ve yatırımcıları bir araya getirecek “yapay zeka destekli temiz teknoloji pilot projeleri portföyü” oluşturmaya yönelik bir girişim başlatılacağını duyurdu.
TÜRKİYE’NİN HEDEFİ 35 X 35
COP’un paralel “eylem gündemi” kapsamında yer alan diğer başlıklarda olduğu gibi yapay zeka taahhüdü de resmi müzakere sürecinin dışında tutulacak. Bu nedenle, BM iklim zirvelerinde bağlayıcı taahhütler üzerinde müzakere eden yaklaşık 200 ülkenin oybirliğiyle onay vermesi gerekmeyecek.
Bu yılki zirve, COP toplantılarında yaygın olmayan bir yönetim yapısıyla gerçekleştirilecek. Buna göre Türkiye, zirveye Antalya’da ev sahipliği yapacak ve yan etkinlikleri planlayacak. Resmi müzakerelere ise Avustralya başkanlık edecek.
Türkiye açısından zirvenin önemli gündem maddelerinden biri ise yeni “35×35” hedefi olacak. Türkiye, küresel enerji ihtiyacının elektrik yoluyla karşılanan bölümünün mevcut yüzde 20 seviyesinden 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarılmasını hedefliyor.
Bu hedef doğrultusunda doğal gaz ve dizel gibi enerji kaynaklarının yerini elektrikli ısı pompaları ve elektrikli otomobillerin alması öngörülüyor. Diğer yandan Türkiye’nin sunduğu öneride, söz konusu elektriğin güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklardan üretilmesi gerekliliğine ilişkin ayrıntılı bir çerçeve yer almıyor.
ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI
Gönüllük üzerine sunulacak “Antalya Taahhüdü”, hükümetler ve şirketlerden veri merkezlerinin enerji tüketimine ilişkin verileri açıklamalarını ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapmalarını talep ediyor. ABD ve Çin’deki yapay zeka yatırımlarının, bu on yıl boyunca ortaya çıkacak ek elektrik talebinin büyük bölümünü oluşturması bekleniyor.
AŞIRI ENERJİ VE SU TÜKETİMİ
Veri merkezlerinin, özellikle de ağırlıklı olarak yapay zeka modellerinin eğitimi ve bulut verilerinin depolanması için kullanılan “hiperskaler”, yani hiper ölçekli veri merkezlerinin inşası, yerel ölçekte önemli miktarda enerji ve su tüketimine yol açabiliyor. Ayrıca ışık, gürültü ve hava kirliliğine neden olabiliyor.



