Genel

Geleceğin meslekleri hayal üzerine kurulu

Dijital hayat öncelikle rutin, tekrarlanan işleri yavaş yavaş insanların elinden alacak. Bu kaçınılmaz durum karşısında endişe etmek yerine, bu süreç içinde kariyerlerimizi nasıl dönüştüreceğimizi planlamamızı gerekiyor.
Bu konuya kafa yoran Beykent Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü’nden Dr. Şebnem Özdemir, kapsamlı bir araştırma yaparak geleceğin meslekleriyle ilgili bir liste ortaya çıkardı. Listede ismini hiç duymadığımız ve hangi işleri yerine getirdiğini bilmediğimiz iş-meslek tanımlamaları yer alıyor. Özdemir, yakın gelecekte duymaya başlayacağımız bu iş tanımlamalara nasıl ulaştığını şöyle anlatıyor: “Geçen yıl ABD’de kaldığım 7 ay boyunca sektör ve üniversite işbirlikleriyle dahil olduğum çalışmalar ve gözlemler doğrultusunda, internette veya basılı olarak sunulan web sayfaları, bloglar, bilimsel raporlar gibi yaklaşık iki bin kaynağı gerçekleştirdim.” Özdemir’in listeyi hazırlamasının nedeni ise Türkiye’de geleceğin iş ve meslek tanımlarını yapan düzenli bir kaynak bulunmaması.

Beykent Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü’nden Dr. Şebnem Özdemir (ortada) öğrencileriyle birlikte

ÇOKLU DİSİPLİN SİSTEMİ

Geleceğin mesleklerini anlamamız bizim için neden önemli? Ortaya çıkan bu listeyi nasıl yorumlamalıyız? Özdemir, insanın yaratıcı ve hayal gücünü ortaya çıkaracak yeni iş alanlarının bizi beklediğini söylüyor: “Listeye bakılırsa, tek bir disiplinin ya da günümüzde tanımlanmış uzmanlık alanlarının pek de geçerli olmayacağını söyleyebiliriz. Örneğin sağlık alanına yönelen bir kişinin teknolojiden kaçınması, yapay zekaya, veri bilimine uzak durması mümkün olamayacak. İnsanoğlu geleceğin dünyasında, bizim bugünkü kadar keskin ayrımlar yaptığımız fen ve sosyal bilimler ayrımını muhtemelen yapamayacak. Üniversitelerdeki eğitimin de net meslekler veya bölümler biçiminde ayrılmaktan öte, bireylerin çoklu disiplinli çalışmalarına olanak sağlayan büyük bir dersler dersler havuzu şekline dönüşebileceğini düşünebiliriz. Örneğin sanat bölümünde okurken çizim derslerine ek olarak derin öğrenme dersleri de alabileceksiniz. Tabi üniversitelere gelene kadar mesleki eğitim veren liselerin de çehresinin değişeceğini söylemek gerekir. Makine, atölye anlamında teknik eğitim veren meslek liseleri bir makinenin veya robotun çalışma biçimini öğreteceği gibi, veriden öğrenen sistemlerin tasarlanmasına yönelik derslerin ağırlıklı olacağını düşünebiliriz”.

Akademisyen Özdemir, dijital dönüşümün mesleklerin yüzde 80’ini ortadan kaldıracağını, bunun insanlarda olumsuz duygular yaratması yerine geleceğe daha planlı ve bilinçli bir şekilde yaklaşılması gerektiğini düşünüyor. “‘Yeni meslekler ortaya çıkacak’ söyleminin altı pek doldurulamıyor. Bu noktadan hareketle akıllardaki ‘Yapay zeka ve robotlar işimizi elimizden alacak, işsiz kalacağız’ korkusuna, “yeni mesleklerin neler olduğunu anlatan bir listeyle” karşılık vermeye çalıştım” diyen Özdemir, yurtdışında bazı hükümetlerin veya dev uluslararası firmaların “geleceğin meslekleri” başlığı altında bazı yıllık veya 6 aylık raporlar hazırladığını belirtiyor. Öte yandan Özdemir, “Teknoloji ve bilimdeki devinim düşünüldüğünde bırakın 6 ayı, 1 ay bile güncelleme yapmak için uzun bir zaman” diyor.

Bu listede, şu an için öngörülebilen yeni iş tanımlamalarından bahsediyoruz ama gelecek sürprizlerle ve aynı zamanda bilinmezlikler de dolu. Özdemir, 1988 yılında fütüristlerin mutfak robotlarının yaygınlaşacağını öngörerek “mutfak robotu tasarımcısı” mesleğini tanımlayabildiklerini, teknolojik gelişmelerin pek çok yeni tanımı zaman içinde öngörebildiğini belirterek, “Ne kadar öngörülemez olursa olsun gelecekteki mesleklerin bireyin hayal gücünün uzantısı şeklinde olabileceğini söyleyebiliriz” diyor.
Bu listeyle elimizde bir şekilde yol haritası olmakla birlikte, gençlere veya profesyonellere neler tavsiye edilebilir? Dr. Şebnem Özdemir, gençlerin artık hayal güçlerini kullanarak yeni iş imkanlarına sahip olacaklarının altını çizerek, “Bugün diplomanız ne olursa olsun, hangi üniversitenin hangi bölümünde okursanız okuyun, merak ettiğiniz ve kendinizi geliştirmeye adadığınız müddetçe hayal ettiğiniz iş fikrini tasarlayabilir, hatta kendi iş sektörünüzü oluşturabilirsiniz. İmkansız gibi bir iş fikriyle Nike‘ye kabul edilen ve çok genç yaşta milyon TL’nin üzerinde piyasa değeri bulunan bir Türk gencini, Boston’da UBER Eats’e rakip olan bir aplikasyon sahibi bir başka Türk gencini hızlıca örnek gösterebilirim. Her şeye erişmenin bu kadar mümkün olduğu dünyada tek engel yine bizleriz. Kendimize şu soruları sormalıyız, okuduğumuz üniversitedeki derslere gidip gelmek ve bu dersleri geçmeye çalışmakla mı yetinmeliyiz? Mesleğimizin kazanacağı yeni şekil ya da yer almak istediğimiz sektör için hangi bilgilerimiz eksik? Bunları tamamlamak için neleri okumalı, neleri takip etmeliyiz? Şu kesin, gelecek başkasıyla değil, kendisini geliştirmek için yine kendisiyle yarışanların olacak” değerlendirmesinde bulunuyor.

“SAÇMA” DÜŞÜNCESİNİ UNUTUN

Bu yorum hem kamu, hem de özel sektörün geleceğin “eğitim ve iş olanaklarına” odaklanması ve bu yönde altyapı oluşturması gerekliliğini doğuruyor. Özdemir, geleceğe hazırlanmaktaki en önemli faktörün eğitimin geleceğin mesleklerinin merkezindeki hayal gücünü ayakta tutması olduğunu belirterek şöyle konuşuyor:” Üniversitelere bu yıl giren öğrenciler mezun olduklarında kendilerini henüz bilişsel olarak hazır olmadıkları bir meslekler dünyasında bulabilirler. Onların geldikleri ilköğretim ve ortaöğretim sürecini düşünelim; ailelerinin verdiği nasihatleri düşünelim. Bilinen bir meslek dışındaki bir yenilik için ne kadar hazırlıklılar? Biraz daha net olmak adına, eğitim-öğretim sürecinin başından itibaren bireyin hayal gücünün canlı tutulması, ‘saçma düşünce’ algısının bir kenara bırakılması, örüntü tanıma ve soyut düşünme becerisinin desteklenmesi gerektiğini söyleyebilirim. Özel sektör-üniversite işbirliğinin geliştirilmesi gibi bilindik bir cümle, Amazon gibi bir internet devinin 14 yaşında stajyerler almasıyla geçerliliğini çoktan yitirmiştir. Sektör artık liselere inmeli, oradaki bireyleri fikir üretme, ürettikleri fikri gerçekleştirme imkanı sunmalıdır”.

İŞTE GELECEĞİN MESLEKLERİ

Dr. Şebnem Özdemir’in her gün güncellenen “yeni iş ve meslekler” listeden örnekler:

Arttırılmış gerçeklik seyahat oluşturucusu, yapay zeka tabanlı sağlık teknisyeni, yapay zeka tabanlı müşteri hizmetleri yöneticisi, yapay zeka tabanlı dijital stratejist, yapay zeka tabanlı otoban kontrolörü, yapay zeka tabanlı tedarik zinciri tasarımcısı, yapay zeka tabanlı sistem analisti, yapay zeka teknisyeni, yapay zeka eğitmeni, analitik çevirmeni, arttırılmış gerçeklik kullanıcı deneyim tasarımcısı, yapay zeka çözüm sağlayıcısı, arttırılmış gerçeklik ve sanal dünya tasarımcısı, otomatik -robot sistem tamircisi, sürücüsüz araç mühendisi, biyo-teknoloji mühendisi, blokchain hukuk danışmanı, blokchain proje yöneticisi, bot lobicisi, chatbot suç uzmanı, zaman kuru brokırı, iklim analisti ve hava moderatörü, drone standartları uzmanı, drone teknisyeni, drone trafiği optimizasyoncusu, sürücüsüz “sürüş deneyimi” tasarımcısı, sürücüsüz işletim sistemi mühendisi, genetik kod tasarımcısı, küresel sistem mimarı, yeşil enerji oluşturucu, insan-makine hibrit ortam tasarımcısısı, hiper zeki ulaşım mühendisi, nano silah uzmanı, kişisel veri brokırı, mobil uygulama geliştiricisi, robo-psikolog, robotik/holografik avatar tasarımcısı, dikey tarım uzmanı, sanal mağaza uzmanı, sanal gerçeklik ortamı adaptasyonu uzmanı, giyilebilir teknoloji tasarımcılığı, işyeri robot çalışan kabul uzmanı,
3D yazıcı mühendisliği, uzay kaşifi, kuantum makine öğrenmesi analisti, iijitalleştirilmiş sanatçı fikri mülkiyet hakları sorumlusu, nostaljist.

Öğretmen, mühendisten daha iyi veri analisti olabilir

Beykent Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri’nden Dr. Şebnem Özdemir iş alımında sadece belirli bölüm ve meslek tanımlarına bakılmasının geçerliliğini yitirdiğini belirterek, farklı fikirlere sahip, inovatif düşünen insanlara kapıların açılması gerektiğini düşünüyor. Özdemir, “Harvard, MIT gibi dünyanın bir ucundaki prestijli üniversitelerden online dersler alabildiğimiz bir dönemdeyiz. İngilizce öğretmenliğinden mezun bir kişi, başarıyla tamamladığı veri bilimi, istatistik gibi kurslar ve Kaggle gibi ortamlardan kazandığı datathon (veri maratonu) tecrübesi ile bir bilgisayar mühendisinden daha iyi bir veri analizcisi olabilir” diyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close