Genel

Göz kararı değil, sensörlü çözüm

Online beğendiğiniz bir kıyafetin üzerinize olup olmayacağını bilmek veya sipariş vereceğiniz bir masanın evinizin salonunda ne kadar yer kaplayacağını bilmek işinizi kolaylaştırmaz mı? Peki ürünlerin bir depoda ne kadar yer kaplayacağını bilmek iş yaşamında karlılığınızı artırmaz mı? Bu soruların cevabının “evet” olduğunu fark eden My Size Inc., bu nedenle tekstil, yapı market ve lojistik sektörleri için “dijital mezura” geliştirmiş. Üç ayrı telefon uygulamasıyla yanlış ölçümlemeden kaynaklanan maliyetleri düşürmeyi amaçlayan My Size, online alışverişlerde iade oranlarını da azaltma iddiasında.
ABD’nin en büyük borsalarından Nasdaq‘a kote olan MySize‘ın geliştirdiği MySizeID, SizeUp ve BoxSizeID uygulamaları akıllı telefonlarda ve mobil el terminallerinde dijital mezura olarak kullanılabiliyor. Tekstil sektörüne yönelik geliştirilen MySizeID uygulaması, uzun kabin kuyrukları beklemeden hızlı bir alışveriş yapılmasını sağlıyor. Teknoloji hızlı bir şekilde gelişirken, tüketici alışkanlıkları da değişiyor. E-ticaretin hızlı bir yükseliş gösterirken, alışverişi daha da kolay hale getirecek uygulamalara olan talep artıyor. 

DÜNYA MARKALARIYLA ÇALIŞIYOR

Kısa bir süre önce Türkiye pazarına giriş yapan MySize’ın tekstil, yapı market ve lojistik sektörlerinde uygulanmak üzere benzeri olmayan bir ölçme teknolojisi sunduğunu ifade eden MySize Inc. Ülke Müdürü Argun Erşen, MySize’ın ileri düzey algoritmalarla geliştirdiği ve hem iOS hem de Android işletim sistemine sahip tüm akıllı telefon ve akıllı telefon özellikli Android mobil terminallerde kullanılabilen 3 uygulamasının tüketicilerin yanı sıra şirketlere de zaman ve maliyet avantajı sağladığını söylüyor. Bunlardan MySizeID‘nin online giyim alışverişi yapan müşterilerin gerçek zamanlı vücut ölçülerine göre markalardan doğru kıyafet bedenini seçmelerine yardımcı olduğunu ifade eden Erşen, şöyle konuşuyor:

MySize Inc. Ülke Müdürü Argun Erşen

MySizeID uygulamamız ile sadece birkaç dakikada akıllı telefonlarını kullanarak kendi ölçülerini oluşturan tüketiciler, online alışverişlerinde bu ölçüleri işbirliği yaptığımız markaların ürünleriyle eşleştirebiliyor. Böylece kişiye doğru bedenin önerilmesi sağlanırken, perakendeci için ise iadeden kaynaklanan maliyet yüzde 50’ye varan oranlarda azalıyor. Öte yandan bu uygulamamız sayesinde tüketiciler mağazalarda yaptıkları alışverişlerde de uzun kabin kuyruklarında beklemeksizin kendileri için en uygun olan beden ölçüsüne sahip ürünü alıp doğrudan kasada ödemesini yapabiliyor.” 
Bugün pek çok dünya devi markayla hâlihazırda işbirliği içinde olduklarını, son olarak MySizeID‘nin müzik grubu kıyafetlerinin dünyadaki en büyük üreticisi DeMoulin‘e entegre edildiğini aktaran Erşen, “Dünyanın öncü giyim şirketinin sahibi olduğu e-ticaret platformuyla entegre olmaya da çok yakınız. Kısa bir süre önce iş kıyafetleri pazarının iki öncü firmasıyla da entegre olduk. Ayrıca 2026’ya kadar dünyada 34 milyar dolar seviyesine ulaşması beklenen iç çamaşırı pazarını da hedefleyen bir güncelleme yaptık” diyor. Türkiye pazarına da hızlı bir giriş yaptıklarının altını çizen Erşen, “Hedefimiz yıl sonuna kadar 10 yerel markayla işbirliğine giderek, bu markaların online kanallarına da ‘Bedenim Nedir’ butonumuzu ekletmek” diye konuşuyor.


ÖLÇÜYÜ MUTLAKA TUTTURUYOR

Kısa bir süre sonra MySizeID‘de anne, baba ve çocuklar için tek bir aile profili oluşturmaya da imkan tanınacağını vurgulayan Erşen, bu sayede aile bireylerinin hediye alırken birbirlerinin beden ölçüsü bilmelerine de gerek kalmayacağını belirtiyor. Erşen ayrıca, terzi usulü üretim ve kalite kontrol departmanları için de yeni modüller üzerinde çalışmalarının sürdüğünü söylüyor. 
Erşen, yapı market sektörüne yönelik geliştirilen SizeUp uygulamasının da dekorasyon ve beyaz eşya alışverişlerinde doğru ölçümleme yapılmasını sağlandığını kaydediyor. SizeUp‘ın taşınma sırasında büyük kolaylık sağladığına dikkat çeken Erşen, “Taşınma trafiğinin arttığı bugünlerde öğrenciler, tayini çıkanlar ve yeni evlenenler eşyalarını ve evlerdeki boş alanı uygulama sayesinde kolayca ölçülebiliyor ve mobilya alışverişleri de ona göre yapılabiliyor. Dijital mezura uygulamamız olan SizeUp ile bu değişim sürecinde bir mobilyayı eve getirdiğinizde yaşanabilecek sorunların önüne geçiyoruz. Kullanacağınız alanı ve getireceğiniz mobilyayı uygulamamız ile ölçerek sığıp sığmayacağını önceden görebiliyorsunuz” şeklinde konuşuyor. 
BoxSizeID uygulaması sayesinde de lojistik sektörü özelinde 3 boyutlu ölçümlemeyi mümkün kıldıklarını aktaran Erşen, BoxSizeID ile kübik kutuların yanı sıra şekilsiz paketleri de kullanıcıların akıllı telefonları ile kolayca ölçmesine imkân sunduklarını söylüyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Ayrıca Bakınız

Close
Close
Close