Genel

Havada ve karada araç kiralama dönemi

Önümüzdeki yıllarda ileri teknoloji ulaşım araç ve yöntemlerinde bizi oldukça değişiklikler bekliyor. Kara trafiğini “fosil yakıtlı araba” merkezinden çıkaracak bu yeni dönem, henüz başlamadan kıyasıya bir yarışa sahne oluyor. Otomotiv sektörünü de önemli ölçüde ilgilendiren bu yarışın oyuncuları elektrikli hava ve kara araç projelerini en kısa zamanda devreye sokarak bu yeni trendin “ilki olmanın” peşinde. 
Bu noktada herkesin sorduğu üç soru var: Elektrikli araç pazarında hangi markalar egemen olacak? Uçan araçları ilk kim ve nerede faaliyete geçirecek? Araç kiralama (yolculuk paylaşımı/ ride-sharing) uygulamalarında kim, hangi hamleleri yaparak öne geçecek?
Ocak ayının ikinci haftasında düzenlenen, dünyanın en büyük tüketici elektronikleri fuarı olan Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) bu yarışın çok yakında meyvelerini vermeye başlayacağını gözlemleyebildik.
Bu yıl CES’te daha önceki yıllarda otonom araçlara olan “olağanüstü ilginin” yerini, yoğun nüfusu olan metropollerdeki kara trafiğini çözmeye dönük elektrikli araçlara bıraktığı yorumları yapıldı. Bu yoruma neden olan pek çok somut örnek vardı.
Yolculuk paylaşımı uygulaması Uber’in kullanmayı düşündüğü Bell Helicopter‘ın Bell Nexus isimli hibrit-elektrikli aracı, CES‘in en ihtişamlı prototipiydi diyebiliriz. Şimdiye kadar onlarca firma prototiplerini illüstrasyonlarla tanıtırken, Bell bir adım öne geçerek önümüzdeki yıllarda insanları en yakın pistten alarak dakikalar içinde istediği yere bırakacak hava taksisini binlerce katılımcının beğenisine sundu. 

KARA TRAFİĞİNE ÇÖZÜM

Bell’in tasarladığı bu “dikey kalkıp inen aracı”nın (Vertical take-off-and-landing/VTOL) Uber tarafından 2020 yılının ortalarında faaliyete geçirilmesi planlanıyor. Uber, saatte 214-321 km hız yapabilen bu araçlardan oluşan filosunun başta Los Angeles olmak üzere pek çok metropoldeki trafik sorununu çözeceğini söylüyor. Ancak VTOL’ler Uber‘in kara araçlarında olduğu gibi çağırdığınız yere iniş yapamayacak. Bell‘in Stratejik İletişim Bölümü Başkan Yardımcısı Robert Hastings, bir uygulama kullanarak VTOL‘nin iniş yapabileceği en uygun pist veya alanda randevulaşılacağını söylüyor. Hastings, söz gelimi Dallas-Forth Worth Havalimanı’ndan kent merkezine varış için gereken 1,5 saatlik sürüş zamanının, Bell Nexus ile 8 dakikaya ineceğini söylüyor. CES‘te sunuma çıkarılan bu araç 5 yolcu kapasitesine sahip. Ancak 10 kişiye kadar olan VTOL’ların da bulunacağını belirten Hastings, aslen VTOL‘un pilotsuz tasarlandığını, ancak sonradan bir pilot kabininin de eklendiğini söylüyor.

Novus

Otonom araç konusunun sadece karada değil, havadaki güvenlik açısından bir sorun yaratabileceği tartışılırken, kent merkezlerinde trafiği çözmek için başta Uber gibi yolcu paylaşım şirketleri kent içinde kullanılabilecek elektrikli araçlara yönelmiş durumda. Harley Davidson’ın elektrikli modeli LiveWire’ı CES‘te görücüye çıkarması, kent içindeki ulaşım yöntemlerine iyi bir yatırım olarak yorumlanırken, yolcu paylaşım uygulamalarının bu elektrikli araçlarla işbirliğine gideceğine kesin gözüyle bakılıyor. Bu nedenle pek çok marka CES‘te elektrikli motor, bisiklet ve scooter’ını tanıttı. Bunlar arasında Novus, Bird Rides, Lime, Swagtron, Yamaha yer alıyor. Bu markalar ve daha onlarcası, kiralama uygulamalarıyla işbirliğine giderek kent yaşamının daha da büyük bir parçası olacak.

Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Ayrıca Bakınız

Close
Close
Close