Genel

İnsansız araçlar birbirleriyle ve çevresiyle konuşacak, akıllı yollar güvenliği sağlayacak

Geçen ay İstanbul’da düzenlenen Makine İmalat Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun (MAKFED) “Makine Zirvesi –Vizyon 2030” etkinliğinde konuşma yapmak üzere gelen Berlin Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve üniversiteye bağlı Dağıtık Yapay Zeka Laboratuvarı Kurucusu Ord. Prof. Dr. Şahin Albayrak ile Almanya’da yönettiği “dijital otonom yol projesini” görüştük. 
Berlin’de, önce protokol caddesi adıyla bilinen 17’inci Juni Bulvarı‘nda pilot bölge olarak başlayacak, daha sonra kentte ve eyalette yaygınlaştırılacak akıllı yol projesini yöneten Türk bilimadamı Albayrak, otonom araçların Avrupa’nın önde gelen ülkelerinde 5 yıl içinde yollara çıkacağını ve insanların sürücüsüz bir şekilde, güven içinde yolculuk yapacağını söylüyor.

Prof. Dr. Albayrak, Almanya‘nın uzun süredir üzerinde çalıştığı “sürücüsüz otomobiller için akıllı dijital yol” projesiyle ilgili şöyle konuşuyor: “Bu yapay zekalı sistem, araçların otoyoldaki sensörler ve trafik lambalarının birbirine bağlanması, daha doğrusu birbirleriyle konuşması üzerine kurulu. 80 metrelik mesafeler aralığında yerleştirilecek sensörler, takip görevi birinden diğerine bırakarak aracın sürücüsüz, yani beşinci seviyede güvenli bir şekilde seyahat etmesini sağlayacak. Sadece yetişkinler değil; yaşlılar, çocuklar sürücüye ihtiyaç duymadan seyahat edebilecek. Tam otonom araçların birkaç yıla yollarda olacağını düşünüyoruz. Bu sistem, önümüzdeki yıllarda bir standart haline gelecek. Araçlar birbiriyle konuşarak, çevresiyle konuşarak tam dijital bir ortam oluşturacak. Bu dijital ortamdan alınan bilgiler, otonom araç üreticilerin merkezlerine de gönderilecek. İnsanlar yola çıktıklarında herşey dijital olacak. Halkın bunları yavaş yavaş öğrenmesini sağlayacağız.”

Ord. Prof. Dr. Şahin Albayrak

Otonom otomobillerin ardından Almanya‘da otonom otobüslerin de devreye gireceğini belirten Prof. Dr. Albayrak, yolcuların chatbot aracılığıyla araçla iletişime geçebileceğini ve seyahatlerini yönlendireceğini belirtiyor. Prof. Dr. Albayrak, tam otonom araçlarla ilgili kötü senaryoların gerçek olmadığına vurgu yaparak, Tesla‘nın son olarak ABD‘de tam otonom halindeyken bisikletli bir kişiye çarpmasının aslında önlenebilir olduğunu belirtiyor. Albayrak, Teslanın kurucusu Elon Musk‘ı ise otonom araçla ilgili vaatleri konusunda güvenilir bulmuyor.

“Eğer son kazada sıklıkla yollara döşenmiş sensörler bulunsaydı, o kaza meydana gelmeyecekti. Bu nedenle kaza olacağı korkusu doğru değil. Bir sürücünün aracında makas atarak gitmesinin sürücüsüz bir araç için tehlike arz edeceğinden endişe ediliyor. Ancak sürücüsüz araç, sürücülü aracın seyir halindeyken yaptığını algılayabilecek. Ona göre önlemler alacak. Belki kendini daha güvenli bulduğu en sağ şeride geçecek, belki hızını düşürecek. Ama sonuç olarak trafikte tehlike arz eden her hareketi algılayabilecek” diyen Prof. Dr. Albayrak, Tesla‘nın geleceğinin ise belirsiz olduğu görüşünde. Elon Musk‘ın yatırımcıların da güvenini sarstığını, bunun borsada da hissedildiğini düşünen Prof. Dr. Albayrak, “Tesla‘nın bu yılın sonunu nasıl çıkaracağı merak konusu. Çin’in, ABD’ninTesla‘yı devralabileceği konuşuluyor” diyor.

ÜLKELERARASI İŞBİRLİKLERİ

Dijital dönüşümle birlikte insanların ilerleyen yıllarda kademeli olarak işsiz kalacağı yönündeki endişelere de cevap veren Prof. Dr. Albayrak, Almanya‘da on yıl önce korku filmlerini anımsatan tabloların çizildiğini hatırlatarak, “Ancak öyle olmadı. Şu an Almanya’daki işsizlik son on yıllarla karşılaştırıldığında düşük seviyelerde. Neden? Çünkü, diyelim otonom araçlar geldiğinde şoförler işsiz kalacak. Almanya bu insanları alıp eğitecek ve başka yeni işler kazandıracak. Evet, dijital dönüşüm bazı işleri ortadan kaldıracak ama yerine yeni işler geliyor. Önemli olan bu altyapıların oluşturulması. Almanya bu şekilde işsizliğin önüne geçiyor” diyor. Bu altyapıyı oluşturan ülkelerin sahip oldukları dijital dönüşüm bilgileri ilerleyen yıllarda aynı yolda ilerlemek isteyen ülkelerle paylaşacağını söyleyen Prof. Dr. Albayrak, “Önümüzdeki yıllarda ülkelerarası işbirlikleri bizi bekliyor. Bilgiye sahip ülkeler bu anlamdaki deneyimlerini diğer ülkelerle paylaşacak” diye konuşuyor.

Berlin’deki otonom ve birbirine bağlı dijital sürüş alanı projesi DIGINET-PS’nin temelleri 2011’de atıldı.

ALMANYA 8 YILDA ŞİMDİYE KADAR 7,5 MİLYON EURO HARCADI

Bilimde Türk-Alman İş birliği Onur Nişanı liyakatına sahip Berlin Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şahin Albayrak, Berlin eyaletinde Almanya Ulaştırma Bakanlığı ve Dijital Altyapı Kurumu direktifiyle oluşturulan konsorsiyumun dijital yol projesi için 7,5 milyon Euro ayrıldığını, bu kamu fonuna her iki yılda bir 5 milyon Euro‘nun aktarılacağını söylüyor. Prof. Dr. Albayrak, dijital yol projesiyle ilgili gelinen noktayı bu ay düzenlenecek basın toplantısında anlatacaklarını ifade ediyor. 

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close