Genel

LinkedIn hesaplarınız casusların hedefi olabilir

Profesyonellerin buluştuğu sosyal medya platformu LinkedIn’de karşılaştığınız profillerden şüphelendiğiniz oldu mu? Çok yüksek mertebede tanıdıkları olan, çok önemli kurum veya kişilerle bağlantıları olan gizemli kişilerden bahsediyoruz. Emekli CIA çalışanı Kevin Mallory’nin, LinkedIn’de kendisini serbest meslek sahibi bir kişi olarak tanıtan Çinli ajana CIA’in Pekin’deki gizli operasyonlarını aktarmaktan mayıs ayında 20 yıl hapse mahkum edilmesinin ardından, ABD merkezli Associated Press (AP) haber ajansı, Linkedln’deki sahte hesapları ve olası tehlikelerini anlatan bir yazı derlemiş.

AP, LinkedIn’de yer alan Katie Jones isimli, Washington’da siyasi bir çevreye sahip bir kişinin hesabını incelemeye almış. Otuz yaşlarındaki kızıl saçlı bu kadının ABD’deki Brookings Enstitüsü’nden Heritage Vakfı gibi farklı siyasi eğilimleri olan think-tanklerle ilişkisi olduğu, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı’nı tanıdığı, bir senatöre ve ABD Merkez Bankası yönetim kurulu üyeliğine adı geçen ekonomist Paul Winfree’ye başdanışmanlık yaptığını gösteren profilini mercek altına alan AP, Katie Jones’un profilini bir dizi “uzmana” göstermiş.

Bir başka sahte hesap… Ve bu hesabın sahibi de güzel bir kadın

Bunlardan yapay zeka yardımıyla insan portreler ortaya çıkaran bir makine geliştiren Alman sanatçı Mario Klingemann, “Bu profilin sahte olduğuna eminim” derken,  sadece Klingemann değil, AP’nin görüş aldığı pek çok uzman daha 52 bağlantısı bulunan, Michigan Üniversitesi’nde Rusça eğitimi alan ve Washington’daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nde yıllarca çalıştığını ileri süren Katie Jones’un profil fotoğrafının sahte olduğu kanısında. Uzmanlara göre Katie Jones karakterinin fotoğrafı, binlerce fotoğraf üzerinden eğitilerek Çekişmeli Üretici Ağlar (GAN) isimli yapay zeka programıyla ortaya çıkarılan, yani var olmayan sanal bir kadına ait bir fotoğraf olduğu görüşünde.

Kendisi de birkaç yıl önce Linkdeln üzerinden casusluk operasyonuna maruz kalan Danimarka’daki Demokrasilerin Müttefikliği Vakfı’nın yöneticisi Jones Parello-Plesner ise, “Bu hesap çok fazlasıyla casusluk kokuyor” yorumunu yapmış.

JONES’UN KURBANLARI

ABD Karşı İstihbarat ve Güvenlik Merkezi Direktörü William Evanina ise AP’ye, özellikle Çinli ajanların LinkedIn üzerinden ABD’deki hedeflerini “kitlesel” bir şekilde avlamaya çalıştığını belirtmiş.

Bu hesabın sahibi, çok popüler bir isim üzerinden insanları kandırmaya çalışmış. Dwayne Johnson’ın Linkedin’deki bağlantılarına bir göz atın:)

İngiliz, Fransız ve Alman yetkililer de geçtiğimiz yıllarda yabancı ajanların LinkedIn üzerinden binlerce kişiyle temasa geçtiği bilgisini paylaşmış.

AP’nin haberine göre, durumun farkında olan LinkedIn, tespit edebildiği sahte hesapları bu yılın ilk üç ayında kapsamlı bir operasyonla ortadan kaldırmış ve “Bildiğiniz, güvendiğiniz kişilerle temasa geçin, herhangi biriyle değil” uyarısını yapmış. Peki sahte bir profille temas halinde olmak “sanal prestijinizi” ve online güvenliğinizi nasıl etkiler? Danimarkalı Jones Parello-Plesner, bu profilin sahibinin arkasındaki kişinin sizinle birebir konuşmaya geçebileceğini ve sadece sizin değil, sitedeki bağlantılarınızın da güvenliğinin zayıflayacağını söylüyor.

Görünüşe göre, Katie Jones gibi sahte hesaplara herkes aldanabiliyor. Bu hesaba “kanan” 52 kişi arasında, geçen ay adı ABD Merkez Bankası yönetim kurulu üyeliği için geçen, ABD Başkanı Donald Trump’ın eski iç politika konseyi başkan yardımcısı Paul Winfree de bulunuyor. Winfree, AP’ye Katie Jones ile nasıl LinkedIn arkadaşı olduğunu anlatmış: “Sanıyorum en kötü LinkedIn kullanıcılarından biriyim. Bana davet gönderen herkesi kabul ediyorum.” İsviçre’nin Cenevre kentindeki Webster Üniversitesi’nde Doğu Asya ilişkileri eğitimi veren Lionel Fatton da Katie Jones mağdurları arasında yer alıyor. Mart ayında kendisiyle temasa geçtiğini söyleyen Fatton, Jones davet gönderdiğinde onu tanımadığını düşündüğünü hatırlıyor. Fatton, “İkilemde kaldığımı hatırlıyorum. Sonra da ‘Aman ne zararı var?’ diye düşünmüş ve davetini kabul etmiştim” şeklinde bazen herkesin düşebileceği masum hatasını dile getirmiş.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close