Genel

Nanoteknolojiyi dünya devlerine satan Türk şirketi

Ülkemizde merdivenleri ağır ağır, sindirerek çıkan bir nevi teknoloji üstadları var. Bu biliminsanlarından ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Oral ve kurucusu olduğu, “basınçlarda çalışabilen mikroskoplar ve manyetik görüntüleme sistemleri geliştiren” Nanomanyetik Bilimsel Cihazlar‘ı sizlerle tanıştırmak istiyorum.
Öncelikle olarak Prof. Dr. Ahmet Oral ve ekibinin son başarısından bahsedelim. Fırat Üniversitesi akademisyenleri saç telinden 750 kat daha küçük yapıdaki yeni tip koronavirüsün (Covid-19) yapısını, Nanomanyetik tarafından geliştirilen atomik kuvvet mikroskobu ile üç boyutlu görüntülemeyi başardı. Fırat Üniversitesi Doktor Öğretim Üyesi Ümit Çelik, Prof. Dr. Ahmet Oral ve ekibi tarafından tarafından geliştirilen ve TESİD ödülü alan yerli ve milli atomik kuvvet mikroskobunu kullanarak bu sonuca vardıklarını açıkladı. Bu gelişmenin üzerine Prof. Dr. Ahmet Oral, “hpAFM ismini verdiğimiz yüksek performanslı atomik kuvvet mikroskobunda kilogram başına ihracat fiyatını 5 bin kat artırarak 5 bin 700 dolara çıkardık” diye konuşmuş.

Prof. Dr. Ahmet Oral

Oral ve Nanomanyetik‘in başarısı birden olmadı. Özellikle 2015 yılından sonra emin adımlarla önce Microsoft, ardından Samsung, son olaraksa Apple’a kendi alanında ürünleri ihraç eden Nanomanyetik‘i Prof. Dr. Ahmet Oral‘dan dinleyelim: “1998 yılında Oxford’da kurulduk ve ilk ürünümüzü orada geliştirip Japonya’ya Tokyo Teknoloji Endüstrisi’ne sattık. 1999’da ODTÜ Teknokent’deki şubemizi açtık. Tüm AR-GE ve imalat faaliyetlerimizi 1999’dan beri Ankara’dan yürütüyoruz. 2005 yılında NanoSis isminde ikinci bir şirket kurduk. İngiltere’deki ofisimiz de halen faal. 2011 ‘de ABD’de bir satış ofisi açtık. Şu an toplam 55 tam zamanlı personelimiz ile tüm dünyaya yerli ve milli teknoloji geliştirip satıyoruz. Yüzde 90’dan fazlası ihraç edilen ürünlerimizin çoğu gelişmiş ülkelere gidiyor. “
Nanoteknoloji şirketi Nanomanyetik dünyadaki en üst standartlarda mikroskop üretiyor. Nanomanyetik en iyi mikroskobu geliştirme azmi büyük hacimlerde ihracat yapmasını sağlamış. Bu konuda Nanomanyetik’in geldiği noktayı Prof. Dr. Ahmet Oral şöyle açıklıyor: “Özellikle düşük sıcaklıklarda çalışan mikroskoplarımızın gürültü seviyesi rakiplerimizden binlerce kat daha az. Bir protonun yarıçapı olan 1 femtometre gürültüsü olan mesafe ölçerler geliştirerek bunları mikroskoplarımızda kullanıyoruz. Oxford, Harvard, MIT, Imperial College, Stanford, Columbia, ETH Zürih, EPFL gibi ünlü üniversiteler de bizim mikroskoplarımızı kullanıyor. New York’un Kovid-19 salgını ve George Floyd gösterileriyle sarsıldığı bir dönemde New York Üniversitesi’ne yerli ve milli mikroskop satmayı başardık.
Türkiye’nin ortalama ihracat fiyatı 2019’da kilogram başına 1,14 dolar. hpAFM isimli yüksek performanslı atomik kuvvet mikroskobunda kilogram başına ihracat fiyatını 5 bin artırarak 5 bin 700 dolara çıkardık. Geçtiğimiz haftalarda koronavirüsün dünyada atomik kuvvet mikroskoplarıyla 3 boyutlu görüntülenmesi ilk defa bizim ürettiğimiz mikroskoplarla Fırat Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Bunların hepsini Türkiye’de kalan bilim insanları, mühendisler ve teknisyenlerle başarmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. “

Kullandığımız ölçüm sistemleri ve elektronik cihazlar düşük sıcaklık ve düşük basınçta çalışan sistemlerin önemini bize gösteriyor. Bu nedenle uluslararası markalar Nanomanyetik‘e başvuruyor. Bunun nedeniyse Prof. Dr. Ahmet Oral şöyle anlatıyor: “Mutlak sıfır sıcaklığının 0.01 derece yukarısında yani 0.01K, 10mK de çalışabilen mikroskoplar ve ölçüm sistemleri geliştiriyoruz. Bunlar kuantum teknolojilerinde kullanılıyor. Bu sistemleri ABD’deki Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı için geliştirmeye başladık. Şimdi başka müşteriler de çıktı. “

Nanomanyetik‘in iddialı olduğu başka bir alan olan manyetik görüntüleme sistemlerine gelince… Türk bilimadamı Prof. Dr. Ahmet Oral, manyetik malzemeleri bilgisayar harddisklerinden, elektrikli arabalara ve hemen her yerde kullanılan neodyum mıknatıslara kadar geniş bir yelpazeyi içerdiğini belirtiyor.

Ürünlerini daha çok elektronik üreticilerine satan Nanomanyetik‘in gelecekle ilgili ve elektronik sektörüyle ilgili öngörülerini sorduğumuzdaysa Prof. Dr. Ahmet Oral şöyle konuşuyor : ” Elektronik yarıiletken teknolojisindeki treni 1970 ve 80’lerde kaçırdık. TESTAŞ (Türkiye Elektronik Sanayii Ticaret A.Ş.) ile başlayan macerada havlu attık. Elimizde bu konuda çalışan ve CMOS (Bütünleyici Metal Oksit Yarı İletken) devreler üretebilen sadece YİTAL (Yarı İletken Teknoloji Araştırma Laboratuvarı) kaldı. Bu teknolojilerdeki yarış giderek zorlaştı. Şu an 8 nanometre (nm) hatları olan CMOS devreler üretiliyor mobil cihazlar için. Bunlar zaman içinde 2-3 nm ye kadar düşerek daha da yetenekli cihazlar ortaya çıkacak gibi duruyor. Flaş hafıza teknolojileri de çok hızlı ilerledi ve 3 boyutta entegrasyon yapılarak 90-128 kata kadar tabaka üst üste üretilerek yoğunluk artırılabiliyor. Biz bu yarıiletkenlerin boyut ölçümlerini yapabilen mikroskoplar üretiyoruz ancak bu ‘fab’lerin üretim hatlarına giren tam otomatik ve robotik mikroskoplarımız henüz yok. “


5 YILDIR DÜNYA DEVLERİNE İHRACAT

apple-reklam-nanomagnetics.jpg

ezAFM Plus’i8 ilk versiyonlarını 2015’te Microsoft’a satan Nanomanyetik, bu ürünü önce Samsung, ardından son olarak mayıs ayında Apple’a tedarik etmeye başladı. Oral, “Şu an en iyi cep telefonlarındaki piksellerden birinin boyutu 50 mikrometre civarında. Saç telinin yaklaşık çapı kadar bir piksel var. Her bir pikselde 3-4 renk var. Onların boyutu da yaklaşık 25-26 mikron boyutunda. Bunları iyileştirmek, karakterize etmek, analiz etmek için kullanıyorlar. Apple’ın da benzer bir amaçla kullanacağını sanıyoruz. Yüksek teknolojiye dayalı, tamamen yerli ve milli bir ürün geliştirdik. Yüksek teknoloji şirketlerinin tamamı da radarımızda. Apple da en önemli hedeflerden birisiydi. Geçen yılın sonuna doğru bize bazı numuneler yolladılar ve denemeler yaptık. 2020 yılının ilk siparişini ocak ayında Apple’dan aldık ve hızla teslimatımızı gerçekleştirdik” diye konuştu.

Kırmızı kan hücresi

HERKES ŞAŞIRIYOR
Nanomanyetik mikroskop ve manyetik görüntüleme alanında sınırları aşmış durumda. Prof. Dr. Ahmet Oral, Nanomanyetik‘in hedeflerini şöyle açıklıyor: “1Kelvin sıcaklığa inebilen ve 3 Tesla manyetik alan üretebilen kapalı devre soğutma sistemleri geliştirmeyi düşünüyoruz. Mıknatıslanmayı sıcaklığın ve dış manyetik alanın fonksiyonu olarak ölçebilen bir manyetometre geliştiriyoruz. Ayrıca TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) proje desteği ile İHA’lar için 10km’den 30cm çözünürlükle görüntü alabilen 1 gigapiksellik geniş alan görebilen kompozit bir çoklu kamera sistemi, protonun yarıçapı kadar küçük mesafeleri ölçebilen interferometereler, Raman mikroskobuna entegre bir atomik kuvvet mikroskobu geliştirme projemiz var. Farklı alanlarda yavaş yavaş büyümeye çalışıyoruz. Yeni ürün geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’de hiç kimsenin yapmadığı şeyleri yapmaya çalışıyoruz. Herkes şaşırıyor, Türkiye’den böyle birşey yapılabiliyor mu diye. AR-GE ve ürün geliştirme sürecinde birçok sıkıntı çekiyoruz, ancak azmedince oluyor. Bunu gösteriyor olmaktan da büyük bir gurur duyuyoruz.”

Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close