Genel

Nöropazarlama insanın satın alma eğilimini yakalıyor

Söz konusu pazarlamaysa artık hiç kimse stratejisini öngörülerine göre oluşturmuyor. Veriye danışmadan hiçbir şirket kapının önüne çıkmıyor. Peki neden? Çünkü veri hedef kitleyi bulma, yakalama ve bazen de sadık kılmada en büyük malzeme. Bu verilerden analizler çıkararak uygulamaya dökmek içinse veriyi şekillendiren bazı teknolojik ve biyolojik araçlardan yararlanmak gerek. Nöropazarlama insanın bireyi satın alırkenki biyolojik ve dolayısyla da fiziksel dışavurumu ile bu biyolojik verileri anlamlaştıran yapay zekanın birleşiminden oluşan yeni bir alan. Bu alanda faaliyet gösteren çok sayıda yabancı marka var. Ancak e-ticaretin artmasıyla pazarlamanın rolü artarken, bu durumu benzeri oluşumların ülkemizde de oluşmasına neden oldu. Kuantum Araştırma bunlardan biri.

Kuantum Araştırma, müşterilerine nitelik ve nicelikli araştırma yöntemleri ile danışmanlık veren, tüm veri toplama ünitelerini kendi bünyesinde bulunduran butik bir araştırma şirketi. Mevcut araştırma yöntemlerini teknolojiye entegre ederek markaların pazarlama ve yatırım stratejilerine yön veriyor. Araştırma süreçlerinin uçtan uca dijitalde izlenebileceği yazılımlar geliştirerek ve yapay zeka destekli nöropazarlama uygulamalarını araştırma yöntemlerine entegre ederek farklılaşmaya odaklanmış.

Kuantum Araştırma Kurucusu Volkan Kılıç

Nöropazarlama yönteminin nasıl çalıştığını daha detaylı anlatmak gerekirse, şirketin kurucusu Volkan Kılıç şöyle konuşuyor: “Nöropazarlama, kısaca insan beyninin pazarlama uyarıcılarına verdiği cevaptır. İnsan beynindeki satın alma algısını baştan sona inceleyerek tüketiciyi satın almaya iten nedenlerin ardındaki düşünceyi anlama konusunda yardımcı olur. Biz nöropazarlama araştırmalarını online ve yapay zeka teknolojilerini kullanarak gerçekleştirebilen altyapılara sahip şirketlerle işbirliği yaptık. Bu yöntem, dünya çapında 5 yıldır çok yönlü olarak araştırma sektöründe ve pazarlama alanında kullanılıyor.”

KOBİLER DE KULLANIYOR

Pazarlama araştırmalarında yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojilerinin kullanımı dünya çapında birçok global markanın tercih ettiği bir yöntem. Volkan Kılıç, pandemiyle birlikte çoğalan dijital veri, araştırma sektörünü de markaları da çok hızlı şekilde yapay zeka entegreli metotlara ittiğini, böylece son bir yıl içerisinde Türkiye’de aktif pazarlama çalışmaları yapan birçok global markayla çalışma imkanı bulduklarını ifade den Volkan Kılıç, KOBİ’lerin de bu hizmetten yararlanmaya başladığını söylüyor.

Pazarlama merkezinde müşteri ve markaları birbirine daha sıkı bağlayacak hizmetlerin çoğalacağını hatırlatan Volkan Kılıç, “Yapılan araştırma ve tahminlemelere göre yapay zeka bilgiye dayanan işlerin yüzde 100’ünü etkileyecek ve yaklaşık yüzde 20’sini de tamamen ortadan kaldıracak. Yine bulunduğumuz dönem gereği teknoloji birkaç firmanın tekelinde değil, çoğunluğun kullanımında. Bu nedenle artık sadece teknolojiyi üreten değil teknolojiyi  kullanan şirketlerin başarılı olacağı, yapay zeka ve benzeri teknolojileri yöntemlerini çalışmalarına entegre etmeyen şirketlerinse yok olacağını söylemek mümkün” yorumunu yapıyor.

Gözler pazarlamanın aynasıdır

Nöropazarlama yöntemi insanın duygularını nasıl tespit ediyor ve bunu nasıl satışa dönüştürüyor? İnsanın göz hareketleri ve yüzüne yansıttığı duygu durumu sayesinde. Yapay zekanın henüz çok iyi olmadığı bir alan olsa da insanın memnuniyet, memnuniyetsizlik, sevme, sevmeme gibi e-ticaret platformunun işine yarayacak temel duygularını yüksek doğruluk oranlarında tespit edebiliyor. Kuantum Araştırma, bu durumu şöyle açıklıyor: “Göz takip etme ve duygu analizi yapan yüz kodlama yöntemlerini markaların web sitelerinde, banner’larında, outdoor reklamların dizaynında yoğun bir şekilde kendi geliştirdiğimiz Kuantum AI&FC Reklam Modeli ile analiz ediyoruz. Burada en çok talep gören alan e-ticaret sitelerinin performansı diyebiliriz. Çünkü bu şekilde araştırma sonuçlarının doğrudan satışa nasıl etki ettiğini görebiliyorsunuz. Tüketicisiyle doğru iletişim kurmak isteyen B2B veya B2C pazarda faaliyet gösteren tüm şirketler bu yönteme başvurabilir.”

Nöropazarlama yöntemlerini, tüketicinin 360 derece alışveriş yolculuğunu dijital etnografi modellerinde, test öncesi ve sonrası olmak üzere reklam testlerinde, raf dizaynlarında, konsept testlerinde, ürün ambalaj testlerinde gibi pek çok araştırma yönteminde kullandıklarını belirten Volkan Kılıç, “Eylem sırasında tüketicinin dikkatini ölçebiliyor, mimiklerinden duygularını keşfedebiliyor, elde ettiğimiz duygu haritalarıyla markanın logosunu, ürünü hatta markayı nerede konumlandırması gerektiğini belirleyerek, markaların iletişim stratejilerine yön veriyoruz. Yüksek bütçeli ve sürdürülebilir olmayan nöropazarlama yöntemlerini neredeyse her markanın kullanabileceği bir hale indirgiyoruz” diyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Ayrıca Bakınız

Close
Close
Close