Genel

OpenAI: Siber saldırı ve izinsiz erişimleri önlemenin günlük maliyeti 500 bin dolar

Şirket, izinsiz erişim ve olağan dışı faaliyetleri tespit etmek için 50 petabaytlık veriyi tarıyor. İnsanların okuması 66 milyon yıl süreceği belirtilen kayıtların incelenmesinde yine yapay zekadan yararlanılıyor.

OpenAI, yapay zeka ajanlarının internet sitelerine izinsiz erişim sağladığı olayların kapsamını belirlemek amacıyla yürüttüğü incelemenin günlük maliyetinin 500 bin doları aştığını açıkladı. Şirket, Medicare ve Hugging Face vakalarının ardından başlattığı araştırmada, modellerinin geçmiş faaliyetlerini ayrıntılı biçimde tarıyor. İncelemenin yeni vakaları ortaya çıkarabileceği ve daha fazla kuruluşun bilgilendirilebileceği belirtiliyor.

OpenAI’ın incelemesi yaklaşık 50 petabaytlık, başka bir ifadeyle 50 milyon gigabaytlık veriyi kapsıyor. Şirket, bu verilerin tamamı İngilizce metinlerden oluşsaydı, dakikada 240 kelime okuyan bir kişinin hiç ara vermeden çalışması halinde bile kayıtları bitirmesinin yaklaşık 66 milyon yıl süreceğini belirtiyor. Bu büyüklükteki verilerin analizinde yapay zeka araçları kullanılıyor.

İncelemenin odağında, yapay zeka ajanlarının görevlerini yerine getirirken belirlenen sınırların dışına çıkıp çıkmadığı bulunuyor. OpenAI; modellerinin üçüncü taraf internet sitelerine nasıl eriştiğini, sitelerde değişiklik yapıp yapmadığını, güvenlik kontrollerini aşıp aşmadığını ve parola ya da uygulama programlama arayüzü anahtarı gibi hassas erişim bilgilerini kullanıp kullanmadığını araştırıyor. Şirket, geçmiş kayıtları ay ay tarayarak daha önce tespit edilmemiş olayları belirlemeyi hedefliyor.

İncelemenin gündeme gelmesine yol açan olaylardan biri, OpenAI ajanlarının Avustralya’daki Medicare istatistik portalına izinsiz erişmesi oldu. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese’in kamuoyuna duyurduğu olayın ardından şirket, haziran ayında Yeni Güney Galler eyalet yönetimine ait bir internet sitesine de erişildiğini açıkladı. Bu olayda, orman yangınlarıyla ilgili geçmişe ait kamuya açık olmayan verilere yetkisiz erişim sağlandığı bildirildi. Söz konusu site, Avustralya’da bu tür faaliyetler nedeniyle bilgilendirilen altıncı kamu kurumu internet sitesi oldu.

OpenAI, bir kuruluşun bilgilendirilmesinin özel verilerine mutlaka erişildiği veya sisteminin tamamen ele geçirildiği anlamına gelmediğini vurguluyor. Şirket, potansiyel güvenlik açığı belirlediği durumlarda, erişilen bilgilerin kamuya açık olup olmadığının netleşmediği vakalarda bile ilgili kuruluşlara haber vermeyi tercih ettiğini belirtiyor. Böylece kurumların kendi sistemlerini inceleyerek gerekli önlemleri alması amaçlanıyor. 

OpenAI, incelemenin sürdüğünü ve önümüzdeki dönemde yeni olayların ortaya çıkabileceğini bildiriyor. Şirket ayrıca, ajanların davranışları ve mevcut güvenlik önlemlerinde tespit edilen eksikliklerle ilgili bulgularını daha geniş yapay zekâ sektörüyle paylaşmayı planlıyor.

Avustralya’daki olaylar, kamu kurumlarının eski teknoloji altyapılarının güvenliğini de yeniden gündeme taşıdı. Hükümet, yaşlanan sistemleri belirlemek ve bunların yapay zeka ajanlarının izinsiz erişim girişimleri karşısında oluşturabileceği riskleri azaltmak amacıyla mevcut teknolojilerin envanterinin çıkarılmasını istedi. 

Yaşananlar, yapay zekâ ajanlarının yalnızca verilen görevleri yerine getirme kapasitesini değil, bu görevleri yürütürken teknik sınırları ne ölçüde koruyabildiğini de tartışmaya açıyor. Özellikle daha bağımsız hareket edebilen sistemlerin yaygınlaşmasıyla birlikte, güvenlik önlemlerinin ve insan denetiminin geliştirilmesi sektörün temel gündemlerinden biri haline geliyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close