Genel

Pandemide çalışmak için sanal ofislere taşındık

Pandemi döneminde yaygınlaşarak kimi şirketler için kalıcı hale gelen mekan bağımsız çalışma düzeni ve yeni dönemin sıcak gündemi hibrit çalışma modeli, kendi işini kurmak isteyenlere cesaret verdi. TOBB verilerine göre 2020 yılında kurulan şirket sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 20,65 artarak 102 bin 794’e ulaştı. Bu yıl ise ilk 4 ayda kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,15 artışla 41 bin 170 olarak kayıtlara geçti. 

Olmadık Ofis Yönetici Ortağı Gökhan Doğru, “Biz 2021 yılının başından beri her ay yüzde 30’un üstünde büyüyoruz. İstanbul Balat’tan sonra Caddebostan ve Ankara Çankaya’da şubeler açtık” dedi. 

Olmadık Ofis kullanıcılarında son 5 ayda yüzde 85’i aşkın artış yaşandığını belirten Gökhan Doğru, “Yeni şubelerimizde, kuracağı şirket için resmi adrese ihtiyaç duyanlardan çalışma alanı arayan freelancerlara, hibrit çalışma modelini benimseyen şirket çalışanlarından toplantı, seminer veya eğitimleri için mekan arayan şirketlere, iş hayatının tüm oyuncuları için çağın gereklerine uygun yeni nesil çözümler sunuyoruz. Bu kapsamda yasal adres gösterilmesi durumunda sanal ofis olarak kullanılabilen hizmet noktalarımızda personel istihdamı, altyapı yatırımı, güvenlik, temizlik, mutfak, sekretarya, aylık su ve elektrik faturaları gibi giderlerin önüne geçiyor, çağrı ve kargo yönetimi gibi rutin ofis sorumluluklarını ise devralıyoruz” diye konuştu. 

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Ayrıca Bakınız

Close
Close
Close