Genel

Post-pandemi üretimi: sosyal-mekanik-işbirlikçi çözümleri ne zaman, nerede kullanmalıyız?

Pandeminin iş hayatımıza soktuğu en büyük zorluk, iş yerlerinin ve fabrikaların nasıl fonksiyonel olmasıyla ilgili. Pek çok işyeri bazı iş pozisyonlarının el verdiği ölçüde uzaktan çalışma yöntemine geçiş yaptı. Bu düzen belirli ölçüde devam ediyor. Peki ya fabrikalar? Onların kapalı kalma lüksü yok. İşte bu noktada devreye yapay zeka destekli, sosyal mesafenin uygulanıp uygulanmadığını gösteren yazılımlar girdi. Otomasyona ve endüstriyel robotlara yapılacak yatırımlar ise başka bir çözüm. Ancak bu çözüm hemen uygulanamayabilir. Bu noktada üretimi ve iş yaşamını bekleyen karmaşık bir sorun oluştu. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Grubu Endüstriyel IoT Lideri Hajime Sugiyama, gelinen noktada üreticilerin özellikle iki önemli açıdan değişen koşullara adapte olmaya çalıştığını söylüyor.

“Sosyal mesafe söz konusu olduğunda, bireyler açısından akla hemen maske ve yüz koruyucularının kullanımı geliyor. Aslında çok sayıda sanayi sektöründe, Kişisel Koruyucu Donanımlar (KKD) standart olarak kullanılıyor. Bu uygulama gıda, ilaç ve hatta hassas elektronik ve yarı iletken üretimi yapılan sektörlerde sağlığın korunması veya temiz ortamın sağlanması açısından yapılıyor, fakat çoğu zaman ve her sektör için uygun veya yeterli olmayabiliyor. Örneğin, sıcak veya nemli ortamlarda maske kullanımı ısı yorgunluğu riskini artırabiliyor. Bu nedenle işçilerin çalışma ortamı özelliklerinin tam olarak anlaşılması gerekiyor” diyen Sugiyama, işçiler arasında bölmeler kullanma yöntemininse alan ve hareket kısıtlılığına yol açtığının altını çiziyor. 

“Bu sorunların yanısıra acil durdurma cihazları (E-STOP’lar) veya raporlama/kontrol cihazlarına erişim veya basitçe görüş sorunları gibi zorluklara yol açabiliyor” diye konuşan Sugiyama, bulaşının önlenmesi içinse vardiyalarda düzenlemeye gitmenin başka bir yöntem olduğunu, ancak az sayıda insan çalıştırmanınsa az verimlilik anlamına geldiğini hatırlatıyor. 

Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Grubu Endüstriyel IoT Lideri Hajime Sugiyama

Diğer yandan otomasyona yatırımın büyük bir bütçe, zaman ve planlama meselesi olduğunu belirten Hajime Sugiyama, Mitsubishi’nin geliştirdiği Melfa Asista isimli işbirlikçi robotların (co-bot) devreye girebileceğini söylüyor. Sugiyama, Melfa Asista’yı şöyle anlatıyor: “Hızlı bir şekilde üretime dahil edilebilen bu hafif cihazlar, kapsamlı bir robotik uzmanlığına ihtiyaç duyulmadan insanla işbirliği içinde çalışarak hızlı ve esnek olarak çok çeşitli görevleri öğrenip yerine getirebiliyor. Belirleyici diğer bir faktör ise toplam maliyetlerinin son derece uygun olması. [email protected] Alliance ortağı Realtime Robotics gibi çözümlerde görüldüğü şekilde; yapay zeka destekli çevresel yönetim yazılımlarıyla co-bot çözümünün etkinliğinin artırılması programlama yükünü daha da azaltırken, gerçek zamanlı dolaşma güzergahı ise adaptasyon imkânı sunuyor. Robotlar; bu sayede insan, diğer robotlar vb. engeller etrafında dinamik olarak dolaşabiliyor.” 

Tek bir çözümün tüm sorunları çözemeyeceğini ifade eden Sugiyama, “Bu nedenle doğru sosyal, mekanik ve kolaboratif çözümleri bir arada uygulayabilme esnekliği yeni normal olacak ve değerlendirilmesi gereken diğer bir alan ise uzaktan erişim olarak dikkat çekecek” diyor.


Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close