Genel

Robota “nöromorfik hesaplamayı”, yani insan gibi düşünmeyi öğrettiler

Bir robotun hareket ederken karar verme mekanizması nasıl işliyor? İşte bu, bilimin onlarca yıldır kafa yorduğu konulardan biri. Bir robota insan gibi düşünmeyi öğretmek… Bu nasıl bir yöntemle mümkün olabilir?

Burada önce fizik kuralları ve bilginin nasıl bir süreçten geçerek eyleme dönüşebileceğine, daha doğrusu bu ikisi arasındaki ilişkiye bakılıyor. Fiziksel rezervuar hesaplama son yıllarda karmaşık fiziksel sistem dinamiklerinin bilgi işlemci cihazlarca nasıl bir süreçten geçirildiğini anlatan bir tanım. Bu tanım işlem sürecinin sensör gibi bir sınır bilişim cihazı aracılığıyla veri aktarımındaki gecikmeyi önlemek için merkeziyetsiz bir şekilde gerçekleşmesini anlatıyor. Japon biliminsanları ise bu kez yeni bir bakış açısıyla fiziksel rezervuar hesaplama yöntemini kullanmış.

Applied Physics Letters isimli bilimsel dergide yayınlanan makaleye göre, Tokyo Üniversitesi’nden uzmanlar bir makineye bağlı sinir hücrelerinin elektrikle bir labirentte nasıl çözeceğini anlamaya çalışmış. Canlı hücrelerden geliştirilen bu sinir hücreleri bilgisayarın sinyal sentezinin fiziksel deposu, yani rezervuarı olarak kullanılmış. Yani ortada bir sensör gibi uyarıcı yok. Japon uzmanlar, robot labirent içinde yoldan çıktığında tıpkı insanda olduğu gibi elektrikli bir dürtüyle hücre kültürü içindeki sinir hücrelerinin harekete geçmesini sağlamış. Labirenti tamamlaması için yanlış yaptığını belirten sinyallerle insansı statik işaretçileri devreye sokmuş. Böylece robota ekstra öğrenmeye gereksinimi kalmadan bu sinyaller sayesinde tüm bilişim sistemini hedefe doğru hareket eden bir davranış yöntemi kazandırılmış. Robot, göremediğinden veya hissedemediğinden elektrikli bir dene-yanıl dürtüsüne sahip olmuş.  

apon uzmanlar, bu denemeyle fiziksel rezervuar bilgisayarların kaotik bilişsel girişleri alarak bunları insansı statik veya yanlış yaptığını gösteren sinyallere dönüştürerek akıllı, problem çözücü yetenekler kazanabileceğini göstermiş. Araştırmaya imza atan Tokyo Üniversitesi Mekanik-Enformatik Bölümü Doçenti Hirokazu Takahashi, bu deneyle “zekayı ortaya çıkaran biyolojik sistemlerin, düzensiz veya kaotik durumlardan tutarlı sonuçlar çıkarabilen mekanizmalardan oluştuğu” önermesinde bulunduklarını belirtiyor. Araştırmacı Japon ekip, fiziksel rezervuar hesaplama yönteminin beynin bilgiyi nasıl bir süreçten geçirdiğinin anlaşılmasına yardımcı olacağını ve hatta bu amaçla nöromorfik (insan beyni fiziği ve sinir sistemini taklit eden) bir bilgisayarın geliştirilebileceğini düşünüyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close