Genel

Siber örgütler büyük markaları taklit ediyor

Geçtiğimiz günlerde Netflix üyeliğimin geçici olarak iptal olduğunu söyleyen bir e-posta aldım. E-postada bir linke uzanan butona basmam söyleniyordu. Okuduktan sonra Netflix hesabımı kontrol ettim ve üyeliğimin devam ettiğini, yayını alabildiğimi gördüm.
Derken birkaç gün sonra Microsoft‘tan gelen şu uyarıyı okudum: “Siber korsanlar, kişileri gizli bilgileri paylaşmaya ikna etmek amacıyla çoğunlukla büyük ve güvenilir markaları taklit eden e-postalar gönderme yolunu seçiyor.”
Sanırım ben de hedef alınan milyonlarca kişiden biriydim.
Peki siber örgütler bu yönteme neden başvuruyor? Microsoft‘un Dijital Savunma Raporu‘ndan elde edilen veriler, siber korsanların her geçen gün teknolojilerini ve taktiklerini geliştirdiklerini; dolayısıyla siber tehditlerin giderek daha komplike bir hal aldığını ortaya koymuş. Siber korsanlar, Covid-19 pandemisinin başında yoğunlaşan toplumsal endişelerden faydalanarak sağlık kurumlarına saldırdıkları gibi, insanların merak duygusunu ve bilgi edinme ihtiyacını kullanarak her gün yeni döngülerle sistemlere saldırıyor. Raporda, son dönemin yükselen siber tehdit trendleri arasında kimlik hırsızlığının ve sivil toplum kuruluşları / dernekler gibi devletlerle bağı bulunan çok paydaşlı kurumlara yönelik saldırıların dikkat çektiği belirtiliyor.
2019’da 13 milyarı aşkın şüpheli mail adresini bloklayan Microsoft, bu adreslerin 1 milyarı aşkın kısmının kimlik dolandırıcılığı yapmak üzere hazırlanan URL’ler olduğunu tespit etmiş. Geçtiğimiz yıllarda zararlı yazılımlara odaklanan siber korsanların, son zamanlarda yüzde 70 oranda bireylere ait gizli bilgileri toplamalarına yardımcı olan kimlik hırsızlığına yöneldikleri görülüyor. Korsanlar, kişileri gizli bilgileri paylaşmaya ikna etmek amacıyla çoğunlukla büyük ve güvenilir markaları taklit eden e-posta’lar gönderme yolunu seçiyor. Özellikle kurye ve teknoloji şirketlerinden gelen e-postalar konusunda kullanıcıları uyaran Microsoft yetkilileri; pandemi ile birlikte dağıtım, e-ticaret ve teknoloji şirketlerinden gelen e-postalar açılırken dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Raporda IoT’a yönelik tehditlerin de giderek arttığı ve evrildiği; 2020’nin ilk yarısında, 2019’un ikinci yarısına kıyasla saldırıların ortalama yüzde 35 oranında arttığı kaydedilmiş.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Ayrıca Bakınız

Close
Close
Close