Genel

Türkiye’den uluslararası standartta biyokimya projesi

Tüm dünya yeni tip koronavirüs (Covid-19) tedavisi için elbirliği içinde aşı geliştirmeye çalışıyor. Bu alanda ülkeler aynı zamanda bir yarış içinde. Bu kapsamda geliştirilen teknolojiler arasında İngiltere‘deki Leicester Üniversitesi’nin denediği bir teknik yer alıyor. Vücudumuzda bulunan ACE-2 reseptörleri merkezinde hareket eden bu yöntemi Türkiye’den de bir şirket deniyor. 5 yıl önce kurulan Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark şirketlerinden BB Tarım Gıda Mühendislik, gıda teknolojilerindeki deneyimlerinden yola çıkarak bu üstün teknolojiyi Türkiye’nin yararına kullanmak istiyor.
Leicester Üniversitesi‘nden yapılan çalışmada, koronavirüsün vücuda ACE-2 isimli reseptörlerin yüzeyindeki hücrelerden girdiği ve bu reseptörlerini taklit eden bir proteinin Covid-19’u kandırabileceği üzerinden yola çıkıldı. İngiliz uzmanlar, laboratuvar ortamında geliştirilen proteinin Covid-19 tarafından ACE-2 olarak algılanmasının sağlanabileceğini, böylece hücreler yerine bu proteine tutularak hücrelere zarar vermesinin engellenebileceğini umuyor.
BB Tarım Gıda Mühendislik‘in kurucularından Serhat Başyiğit ise, tüm dünyanın neden bu yönteme başvurduğunu şöyle anlatıyor: “Mevcut durumda tüm dünya, aşı ve tedavi yöntemleri geliştirmek için çok hızlı yayılan virüsün (S) gliko proteinini hedef alan kimyasallar üretmeye odaklanmış durumda. Virüsün mükemmel mutasyonu ve (S) gliko proteinlerinin yüksek biyokimyasal mukavemeti, neredeyse bilinen tüm anti-viral ilaçları etkisiz hale getiriyor. Hastalığın tedavisine farklı bir açıdan bakılarak virüsün insan hücresine giriş anahtarı olan ACE-2 reseptörlerini insan metabolizmasına en ufak bir yan etkisi olmadan nano peptidler (protein parçacıkları) ile inhibe ederek yavaşlatmak hatta durdurmaya odaklanmış durumdayız.”

Bu peptidleri akıllı füzelere benzeten Başyiğit, 35 yaş altı insanlarda karaciğerde sentezlenerek gereken hammaddeleri hücrelere ileten bu protein parçacıklarının, yaşlanmanın etkileri, beslenme alışkanlıkları, genetik ve çevresel faktörler nedeniyle kandaki oranının azaldığını ifade ediyor.

TEST SÜRECİ 3 AY SONRA BİTİYOR

Serhat Başyiğit, böylece koronavirüsün en hayati organlarımıza rahatlıkla girebildiğini belirterek, “Bu amaçla yeni tip korona virüsüne (SARS-CoV-2) yönelik çok yoğun bir çalışma başlattık. Önümüzdeki 3 ay içerisinde hücre testlerini tamamlamayı hedefliyoruz. Başarılı olması durumunda hızla klinik çalışmalarını tamamlamayı hedefliyoruz. Bu kapsamda üretim altyapımızı buna göre güncelledik” diye konuşuyor.
Koronavirüsü tedavi edebilecek aşının bulup bulunamayacağıyla ilgili konuyla olumlu yaklaşan Serhat Başyiğit, “Aşı ile ilgi bilinmezler çok fazla. Virüs ile enfekte olan hastaların ürettiği antikorların ne kadar süre ile vücutta kalacağı bilinmiyor. Bunun için korkulan bir kere enfekte olan vakanın tekrar korona pozitif çıkması riski, bunu 1 seneden önce göremeyecek gibiyiz. Aşı mutlaka üretilecektir ancak asıl soru bu aşı ile elde edilen bağışıklık uzun süreli olabilecek mi?” diyor.

Tarımsal atıkları katma değeri dönüştürüyorlar

Servet ve Serhat Başyiğit (Soldan sağa)

BB Tarım, 2015’te başta kolajen ve jelatin olmak üzere proteinlerin çeşitli alanlarında know-how üreten ve küresel alanda söz sahibi bir şirket ve enstitü olabilmek için kurulmuş.
Türkiye’de ilk yaprak sığır jelatini, dünyadaki ilk ve tek Koşer balık yaprak jelatini üretmeyi başarmış. Bu alanlarda 5 endüstriyel tasarımı ve 7 patenti bulunuyor. Serhat ve Servet Başyiğit kardeşler tarafından kurulan BB Tarım‘ın sözcüsü Serhat Başyiğit, “Tarımda atık olarak nitelendirilen hammaddeler aslında çok kıymetli hammaddelerdir. BB Tarım bu hammaddelerden başta gıda ilaç ve kozmetik olmak üzere, bitki beslemeden metalürji sektörüne kadar pek çok sektöre ürün geliştiriyor. . Bu projelerden en önemlisi kolajen peptid bazlı bitki besleme ürünlerinin geliştirilmesi üzerine. Bu projenin çıktıları ile biyoaktif peptidler üretilerek her çiçeklenme döneminde daha fazla polen ve dolayısı ile daha fazla ürün üretilmesi sağlamış biber ve salatalıkta yüzde 60’lara kadar artan ürün verimliliği sağlandı” diye konuşuyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close