Genel

Ya süperkahramanlar gerçekse?

Filmlerde veya video oyunlarında gördüğünüz süperkahramanların çok yakında hayatımızda olmaması için hiçbir neden yok. Belki de gerçeği yerine takılan robotik bir el veya bacak, önümüzdeki yıllarda bazılarımızı birer süperkahraman haline getirecektir? Aslında 12 yaşındaki İngiliz Tilly Lockey, bunun olabileceğini bize gösterdi bile.

VİDEO OYUNUNDAN ESİNLENİLEN KOL

Onbeş aylıkken geçirdiği menenjit nedeniyle her iki eliyle ayak parmaklarını kaybeden bu sevimli kız ile robotik okuyan İngiliz Joel Gibbard güçlerini birleştirerek ortaya 3D baskıyla üretilmiş biyonik bir kol çıkarmış. Elleri olmadığı için eskiden arkadaşlarının acılı bakışlarına maruz kalan Tilly, artık hem bir süperstar, hem de bir süperkahraman. Eylül ayında Beyaz Saray tarafından konuk edilen, ABD’deki San Diego Comic-Con Çizgi Roman Festivali’ne “yaşayan süperkahraman olarak katılan ve Hollanda’da bir teknoloji fuarına konuk olan Tilly’nin biyonik kolunun esin kaynağı Deus Ex isimli video oyunundaki Adam Jensen karakteri. 

Joel Gibbard’ın kurucusu olduğu Open Bionicsin Adam Jensen kolu ismini verdiği bu kol, Tillyden önce iki yetişkinde denenmiş. Ancak sonra bu biyonik protezi bir çocuk üzerinde denemek isteyince, Tilly bu müthiş deneyime talip olmuş.

TEKNOLOJİ BİLİM-KURGUNUN ÖNÜNDE GİDİYOR

Tilly’nin kolunun ölçüsü alınıp evine gönderilen bir 3D baskı makinesiyle kolu basılmış. Kol basit anlamda kişiyi yarı robot haline getirerek, kişinin sinir sisteminden beynine giden uyarıcılar sayesinde dokunduğu şeyi hissetmesini sağlıyor. Robotiğin en gizemli yanıysa, bu teknolojinin insanın yardımıyla gelişecek ve kullanım alanının yaygınlaşacak olması. Tilly, “tamam” anlamına gelen el işaretlerini yapmakla kalmamış. Protez elinin kontrolünü sağladıkça el sıkışmayı, bazı meyveleri soymayı veya paketleri açmayı da becerebilmiş. “Kendime güvenim geldi. Artık bana acıyan gözlerle bakanlara ‘Hey bakın, harika bir kolum var’ deyip maharetlerimi gösteriyorum” diyen Tilly, şimdiden dünyanın ilk süperkahramanlarından biri oldu.

Avrupa’nın en büyük robot laboratuvarı olan Bristol Robotik Laboratuvarı’nda geliştirilen ve gelecek yıl, yani 2017de piyasaya çıkarılacak olan bu biyonik elin fiyatının 3D baskı olması nedeniyle pahalı olmayacağı söyleniyor. Burada dikkat çekilmesi gereken noktaysa, 2027’de mekanik uzuvları olan “yarı-robot insanların” olacağını öngören Deus Ex isimli video oyununun gerçeğin 10 yıl ilerisinde kurgulanmış olması.

Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close