Genel

Yapay zeka & mikrobiyom tedavisi, sindirimde başarılı

Yerli biyoteknoloji şirketi Enbiosis’in, Medipol Hastanesi Genel Cerrahı Doç. Dr. Çiğdem Arslan ile yürüttüğü klinik çalışma sonucunda, yapay zekâ teknolojisi ve mikrobiyoma özel beslenme yolu ile kronik kabızlıkta geliştirdiği tedavi yöntemi, standart tedavi yöntemlerine (ameliyat, ilaç tedavisi ve beslenme önerileri) göre altı kat daha başarılı oldu.

Çalışma boyunca 20 kişiden oluşan kontrol grubunda doktorun önerdiği tedavilerin yanında, altı haftalık Akdeniz tipi beslenme programı uygulandı. Onsekiz kişiden oluşan takip grubu ise hastaların mikrobiyom profilinin sağlık durumunu yapay zekâ desteğiyle tespit eden Enbiosis Mikrobiyom Analizleri sonucuna göre kişiye özel beslenme planı ile takip edildi. 

Klinik çalışmaya başlamadan önce ve altı haftalık süreç sonunda kontrol ve takip olmak üzere tüm hastaların kabızlık durumunu değerlendirmek için “Hasta Kabızlık Değerlendirme Formu (PAC-QoL)” uygulandı. Enbiosis Mikrobiyom Terapisi ile takip edilen hastaların kabızlık anket skorları yaklaşık üç kat iyileşme gösterirken, mikrobiyom tedavisi ile takip edilen grubun kontrol grubuna kıyasla altı kat daha fazla iyileşme oranı elde edildi. 

Doç. Dr. Çiğdem Arslan, “Fonksiyonel kabızlık, hasta açısından tedavi memnuniyetinin ve hekim açısından mesleki tatminin en düşük olduğu hastalıklardan birisi. Güncel medikal ve cerrahi tedavilerle kabızlık hastalarının çok küçük bir kısmında fayda sağlayabiliyoruz. Hastalarımız bir ilaç ve katkı kullanmadan, yalnızca kendi mikrobiyomlarını tanıyarak kronik kabızlıktan kurtuldu. Mikrobiyom tedavisinin kronik kabızlıkta geleceğin tedavisi olduğuna inanıyorum” dedi.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Ayrıca Bakınız

Close
Close
Close