Genel

Yapay zekayla kişiselleştirilmiş güzellik

Kadınların erkeklere göre güzelliklerine daha düşkün olduğu bir gerçek. Kuaförden kozmetik ürünlere, kıyafetten parfüme alışverişi daha çok yapan genellikle kadın oluyor. Kadının güzelliğe merakıysa günümüzde sosyal medya aracılığıyla giderek artıyor. Özellikle makyaj malzemesi satan uluslararası markalara her yıl birkaçtane eklenmesi ve YouTube başta olmak üzere makyaj vlogger’larının izlenme rekorları kırması, güzellik sektörünün her yıl katlanarak büyüdüğünün göstergesi. Başta makyaj olmak üzere güzellik ürünlerinin odaklandığı birkaç pazarlama unsuru var: Markanın değerini, lüks bir ürünü veya içeriği, bir yaşam biçimini satmak. 
Son yıllarda moda olan pazarlama yöntemlerinden ba
şka biriyse “o yıl” moda olan (aloe vera, argan, jojoba gibi) doğal içerikli kozmetik ürünler… O yılın trend olan doğal içeriği bir anda büyük markaların kremlerinin içine giriveriyor. Bazı kadınlarsa, markanın doğal içerikli bir yüz kremi piyasaya sürmesine rağmen, “herkes” için üretilen bu kremin onlara iyi gelmemesi… 




Eminim bazı kadın okuyucular bu tespiti onaylayacaktır. Bazı ürünler bazılarının beklentilerini kar
şılasa da, sizinkini karşılamaz. Bunun nedeni, her ürünün herkese uygun olmaması. Herkesin farklı cilt veya saçtipi var. Bu gerçekten yola çıkan bazı girişimciler kozmetikle yapay zekayıbuluşturarak kişiselleştirilmiş çözümler sunuyor. Artık teknoloji sizin yaşınız, cilt tipiniz, beklentilerinizi dikkate alarak sadece size yarayabilecek bir krem üretebiliyor. 

SİZE ÖZEL

Bu bakışaçısıyla ABD’de piyasaya sürülen bir marka Proven. Dünyanın en geniş “güzellik data bankasına” sahip olduğunu ileri süren Proven’un kurucularından Ming Zhao, kişinin gerekli verileri sunmasıhalinde sahip oldukları bu veri bankasına bakılarak kişi için “en uygun” kremin üretileceğini söylüyor. Proven, sizinle bir anket yaparak sizden yaşınız, cildinizle ilgili amacınız, etnisiteniz ve ait olduğunuz coğrafi bölgeyi öğreniyor.


Veri bankasında nasıl bilgilerin bulundu
ğuna, algoritmanın hangi verilere bakarak sizin için en iyi çözümü bulduğuna bakacak olursak… Zhao, 8 milyon tüketicinin cilt bakım ürünleriyle ilgili yorumları, piyasadaki 100 bin cilt bakım ürünü, 20 bin güzellik bakım içeriği ve cilt ile güzellik içeriği hakkındaki 4 binin üzerinde bilimsel makalenin, sizin için özel olarak üretilen kremin veri tabanını oluşturduğunu söylüyor. Algoritma söz gelimi akne, cilt kırışıklığıgibi anahtar kelimeleri veri tabanındaki farklı ürün kategorileri arasında arıyor. Bu kategoriler arasında bağlantılar kurarak sizin için ideal çözümü ortaya çıkarıyor. 
Unutmadan, tabi sizin hangi ırka ait oldu
ğunuz, nasıl bir sosyal ve kültürel altyapıdan geldiğiniz, dünyanın hangi coğrafyasında yaşadığınız gibi veriler de daha önceki veriler gibi sisteme dahil ediliyor.


İşin “güzel” kısmına bakacak olursak, sizin için bir cilt profili ortaya çıkarılıyor. Zhao, “Bazı insanların kremine bazı içerikleri yüksek dozda verirken bazılarının kremine koymuyoruz bile. Buna göre kremi formüle ediyoruz” diyor. “Kremi kim hazırlıyor? Bir robot mu?” diye soracak olursanız, cevap hayır. Zhao bu soruya, “Bir kremi sürdüğünüzde cildiniz nasıl hissediyor? Ne zaman nemli hissediyorsunuz? Ne kadar oranda yağ katılınca soğuk havadan korunabilirsiniz? Bu soruların cevabınıancak formülasyon uzmanı bilebilir” diyerek insanla teknolojinin görevleri arasındaki ayırımı yapıyor.


Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close