Genel

Depolara yerli robotik çözüm

E-ticaretin yükselişi devam ediyor. Araştırmalar, online alışveriş yapma veya online hizmet satın alma, hatta kiralama alışkanlıklarının pandemiden sonra da devam edeceğini gösteriyor. Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix’in geçtiğimiz günlerde paylaştığı online alışveriş alışkanlıklarıyla yaş aralığı arasındaki ilişkiyi gösteren ilgili araştırmasına göre, pandemi döneminde 10 milyona yakın kişi e-ticaretle tanıştı, sanal mağazalardan ilk kez alışveriş yaptı. Sürpriz çıkış ise 55-65 yaş aralığında yaşandı. Araştırmalara göre, bu yaş grubunda geçmiş yıllarda yüzde 30’larda olan internetten alışveriş yapanların oranı, pandemide yüzde 70’e yükseldi.

Anlayacağınız online’dan talep yaş aralığı gözetmeksizin yükseliyor. Buna karşılık sadece e-ticaret platformlarının değil, pazaryerlerine hizmet sunan büyük-küçük tüm firmaların tedarik zinciri ve lojistik alanlarında daha da güçlenmesi gerek. Lojistik kısmındaki otomasyon ve robotik çözümler, zamandan kazanma ve maliyeti düşürmede kilit konumunda. İşte bu kilit noktaya anahtar sunan, İzmir’den çıkan yerli bir girişim Advoard Robotics.

Advoard Robotics, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde öğretim üyelerinden Dr. Pınar Oğuz Ekim ve 3 yüksek lisans öğrencisi Bekir Bostancı, Sercan Çağdaş Tekkök ve Mehmet Emre Söyünmez tarafından TÜBİTAK 1512 genç girişimci desteğini alarak Ekim 2020 tarihinde İzmir Bilimpark’ta kurulmuş. İç alan uygulamalarında kullanılmak üzere otonom mobil platform, robotik ve yazılım çözümleri sununan Advoard, özellikte e-ticaret depolarında toplama işlemlerinde çalışacak akıllı otonom robotlar üretiyor.

Bazılarınız depolarda otonom dolaşan ve insan yerine yük taşıyan yurtdışındaki robotları online görmüştür. Advoard işte onları üreten markaların yerli versiyonu. 

ZAMAN KAYBINI ÖNLÜYOR

Advoard Robotics kurucularından Dr. Pınar Oğuz Ekim

Bu robotların nasıl çalıştığını girişimin kurucularından Dr. Pınar Oğuz Ekim’den dinleyelim: “Geliştirdiğimiz otonom mobil platform iç ortamlarda üstündeki sensörler yardımı ile çevresinin haritasını çıkartabiliyor, bu harita üzerinde konumu otonom olarak buluyor, geliştirdiğimiz web arayüzümüz sayesinde zamanı, sıklığı verilen görevleri gerçekleştirmek için güzergah planlayıp bu güzergahta güvenli bir şekilde görevini yerine getiriyor. Görevlerini yerine getirirken çevresel analizler yapabiliyor. Eşzamanlı olarak web arayüzümüz üzerinden yönetim birimleri ile bu analizleri paylaşıyor. Ek olarak platformun şarj seviyesi, sensör ve motorların durumu da takip edilebiliyor. Şarj seviyesi belli bir düzeyin altına inerse şarj istasyonuna otonom gidebiliyor ya da herhangi bir sorun olursa uyarı verebiliyor. Bu otonom mobil platformun üzerine eklediğimiz donanımsal ve yazılımsal öğeler sayesinde e-ticaret ve parçalı ürün toplama işlemi gerçekleştirilen lojistik depolarda çalışmak üzere tasarlandı. Bu tip depolarda; dönemsel sipariş yoğunluğunun değişmesi ile beraber depo yapısının buna ayak uyduramaması, bu yoğunluğun değişmesi ile birlikte işe alımların ve bu kişilerin eğitiminin ve sisteme alışmasının uzun zaman alması, ayrıca çalışanların zamanlarının yüzde 90’ını depoda siparişleri arayarak ve yürüyerek geçirip yalnızca yüzde 10’luk bir dilimde toplama yapmakla zaman harcamasına çözüm olarak çalışanlarla işbirlikçi bir şekilde ilerleyen filo olarak hareket eden otonom robotlar üretiyoruz.”

Türkiye’de lojistik, otomotiv ve e-ticaret sektörü, özellikle perakende sektörlerinden ilgi gördüklerini, bu sektörlerin çoğu sistemlerini tamamıyla otomatize hale getirmeyi hedefledikleri için bu sektörlerin bu tür projelere ilgisinin yüksek olduğunu belirten Ekim, yabancı yatırımlar ile temas içinde olduklarını, bu yıl ABD merkezli bir yatırım fonu ile anlaşmaya vardıklarını ifade ediyor.

ALİBABA’DAKİ ROBOTLAR NEDEN BİZDE YOK?

Dünyanın önde gelen e-ticaret platformu Alibaba’nın depolarındaki arı gibi çalışan tam otonom robotları gördüyseniz, “İnsan sayısını minimize eden, bir yükü bir yerden diğerine su gibi akarcasına kolay götüren robotlar bizde neden yok?” diye soranlarınız varsa, girişimin kurucularından Dr. Pınar Oğuz Ekim şu cevabı veriyor: “Pick&place (al ve yerleştir) robotlar tamamen düz bir zemine ve robotlara uygun raf sistemlerine ihtiyaç duyar. Ancak Advoard Robotics olarak hedefimiz herhangi bir altyapı maliyetine ihtiyaç duymadan robotlarımızı depolarda çalıştırmak. Bu robotlardaki raf ve yüzey düzgünlüğü için harcanacak maliyetler çok uzun vadeli yatırımlar olarak ancak hedeflenebilir.”

DEPOLARDA YÜZDE 300’E VARAN PERFORMANS ARTIŞLARI

Advoard Robotics kurucularından Dr. Pınar Oğuz Ekim büyük depolama ve e-ticaret şirketlerinin yatırımlarını robotik çözüme yöneltmiş olduğunu belirterek, “Robotlaşma ile beraber gelecek olan maliyet, hatasız teslimat, iş güvenliği gibi faydaları, depo yöneticileri ve planlayıcıları da fark ediyor. Yüzde 200 ila 300 arasında değişen performans artışları da aslında bu alandaki yatırım yapılmasının nedenini açık olarak ortaya koyuyor” diye konuşuyor.

Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close