Genel

Meta, 200 farklı dilden insanı metaverse’te konuşturacak

Sanıyorum 15 yıl önceydi. Ülkemize çevrimiçi lisans ve yüksek lisans programlarıyla ilgili olarak gelen 2 ABD’li akademisyen ile görüşmüştüm. Akademisyenler, bazı üniversitelerimizi ziyaret ettikten sonra geleceğin eğitimiyle ilgili sorularımı cevaplamıştı.

İki akademisyen, amaçlarının sözgelimi bir mimarlık tezinin dünyanın neresine giderseniz gidin çevrimiçi ortamda her öğrenci tarafından aynı şekilde anlaşılmasını sağlamak olduğunu söylemişti.

Bunun nasıl olacağını o zamanki “dijital bilgim” elvermemişti. Ne var ki zaman içinde sosyal medya platformları ortaya çıktıkça kafamda bişeyler oturmaya başlamıştı. Bugün, web2 ortamında, paylaşıma açık olduğu ve o yabancı dili bildiğiniz sürece, teze, yani bilgiye ulaşmakta sorun yok. O dili kullanarak iletişim kurmakta da…

Peki ya o dili bilmiyorsanız? Yazılanı, konuşulanı nasıl anlayacaksınız? Bu sorunun cevabını son birkaç yıldır sesi-sese veya sesi-metne dönüştüren Siri’ye benzer uygulamalar veriyordu. Ama bu uygulamaların performansı yeterli değildi. İhtiyaç, “gerçek zamanlı” iletişim, etkileşimdi. Hem de birkaç değil, onlarca hatta yüzlerce farklı dili konuşan insanların anlık iletişim kurmasıydı.

Bu ihtiyaç metaverse ile karşılanacak gibi görünüyor. Bunu yapacak olansa metaverse dijital dönemini resmen başlatan MetaMeta’nın ekim ayından bu yana öncelikli vaatlerinden biri, oluşturacağı sanal ortamlarda anlık çeviri yapılacağını açıklamış olmasıydı. Bu yatırımın önemini bu köşeden daha önce duyurmuştuk. 

Meta’nın içinde Meta AI isimli bir birim bulunuyor. Meta AI, şu anda faaliyette olan Horizon Worlds veya ileride “yöneteceği” başka meta ortamlarında farklı coğrafyalardaki insanların avatarlarının birbirini anlamasını istiyor. Dilin, iletişim kurmak için engel olmamasını istiyor.

40 BİN DİLLİK DATASETİ

Meta, geçtiğimiz haftalarda yayınladığı NLLB (No Language Left Behind—200) isimli yapay zeka uygulamasıyla 200 dili sanal ortamda anlık çevirebileceğini ve bu çeviri uygulamasının mevcutlarını yüzde 44 oranında iyileştirdiğini duyurdu. Bu diller arasında, fiziksel referansları ve makine öğrenmesi algoritmalarını “şimdiye kadarki koşullarda” eğitecek verinin bile bulunmadığı diller yer alıyor.

Meta’nın oluşturduğu “40 bin dile” erişimi bulunan FLORES-200 dataseti üzerinden geliştirilen NLLB-200’ün, farklı dilllerden insanların meta ortamında biraraya gelmesine olanak sağlayacağını söyleyebiliriz. Meta AI bir ilki başarıyor, evet. 

Meta AI’ın ekibinde, NLLB-200 Araştırma Direktörü olarak Necip Fazıl  Ayan’ın ve araştırma mühendisi olarak Onur Çelebi’nin de imzası bulunuyor.

NLLB-200’ün beklentileri karşılayamayacağı, bazı dillerde doğruluk oranının düşük olduğu yorumunu yapanlar var. Bu doğrudur. Doğruluk oranı her dilde aynı olayabilir. Ancak doğruluk oranları Google Translate’te olduğu gibi gün be gün artacak ve Meta’nın metaverse’ünde katılımcılar arttıkça bu algoritmanın başarısı yükselecek.

NLLB-200 “bu genişlikte kitlelere hitap eden” ilk uygulama olması bakımından değerli.

Milyonlarca, hatta birkaç yıl sonra belki de milyarlarca insanın birbirini sanal dünyada anlamasının web3, yani “internetin sahibi kullanıcı” bakış açısı bakımından ne anlama geldiğini hep birlikte göreceğiz.


Tags
Show More

suleguner

Yapay zeka ve robotik konularında uzman, İstanbul merkezli gazeteciyim. Sadece bu iki alanda yazan tek Türk gazeteci-yazarım. Aralarında Türkiye’nin en çok satan ekonomi dergisi ve bir İngilizce gazetenin de bulunduğu Türk medyasına ait yayınlara yazıyorum. Türkiye'nin kamuoyuna açık ilk yapay zeka ve robotik anketini 2018'de gerçekleştirerek, insanların bu iki kavrama nasıl baktığını inceledim. Detaylarını site de bulabileceğiniz "beyaz yakalı ve lisans-yüksek lisans üstü öğrencilerden" oluşan iki grupla yaptığımız anket sonuçlarında öne çıkan iki veriyi aktarmam gerekirse, yapay zeka öğrencileri çalışanlardan daha çok korkuyor. Beyaz yakalılar ise robotlardan gençlere göre daha az korkuyor. Türkiye genelinde yapılan ankete göre yapay zekanın hayatımıza giderek daha çok dahil olması veya robotların iş ve özel hayatımızda yer almaya başlaması genel anlamda bizi endişelendirmiyor. Ankete katılımcıların "İnsan zekası mı, yapay zeka mı?" sorusuna cevabıysa, "insan zekası" şeklinde olmuş. Kamuoyu araştırmalarıma her yıl devam ederek Türk halkının teknolojiyle olan ilişkisinin nabzını ölçmeyi amaçlıyorum. Teknolojiden korkulmaması gerektiğini, insanın yararına ve doğru bir şekilde kullanıldığında hayata önemli katkılarda bulunduğuna inanıyorum. Ayrıca teknolojiyle birlikte değişen hayatı iyi anlamamız gerektiğini, hayatımızdaki değişiklikleri iyi analiz etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir gazeteci-yazar olarak teknolojinin insan hayatı için çizdiği vizyonu anlatmaya, konuşmalarımda insanları yakında nasıl bir dünyanın beklediğine ilişkin bir resim çizmeye çalışıyorum. Gazetecilik kariyerimde yönümü teknolojiye çevirmeden önce bazı Türk basın yayın kuruluşlarının yanısıra, ANSA İtalyan Haber Ajansı'nın Türkiye muhabirliği görevlerinde bulundum. Kariyerim boyunca pek çok ülkeyi gezerek sosyal ve teknoloji içerikli yazılar yazdım. Bu ülkeler içinde aklıma en çok yer eden Ekvador, Küba, Sudan ve Güney Kore oldu. İngilizcenin dışında İtalyancayı profesyonel iş yaşamımda kullanabiliyorum. Fitness ile ilgileniyorum ve bir sağlıklı yaşam bloğum var. Aynı zamanda amatör bir DJ’im.

Benzer İçerikler

Close
Close